Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararlarına yönelik uyuşmazlıkların çoğu, toplantıdan önce başlar: çağrının usulüne uygun yapılmaması, gündemin belirsiz yazılması ya da inceleme hakkının kullandırılmaması. Kararın uygulanması hızlı sonuç doğuracaksa, iptal davasının yanında geçici koruma talebi de gündeme gelir. Bu rehber, TTK çerçevesinde ihtiyati tedbir talebinin nasıl somutlaştırılacağını ve çağrı tebligatındaki gecikmenin pay sahibi bakımından sonuçlarını ele alır.
Toplantı Öncesi Belge İnceleme Hakkı
Pay sahibinin finansal tablolar ve rapor niteliğindeki belgeleri toplantı öncesinde inceleme imkânı, sonraki tüm itirazların dayanağını oluşturur. İnceleme talebinin yazılı yapılması ve cevabın kayıt altına alınması, ileride bilgi alma hakkının kısıtlandığı iddiasını belgeye bağlar. Talebe cevap verilmemesi de başlı başına bir kayıt olarak dosyaya girer.
Muhalefet Şerhinin Doğru Yazılması
Toplantıya katılan pay sahibi bakımından tutanağa geçirilen muhalefet, dava hakkının kullanılmasında belirleyicidir. Şerh genel ifadelerle değil; hangi gündem maddesine, hangi sebeple karşı çıkıldığı gösterilerek yazılmalıdır. Şerh metninin tutanakta yer aldığı sayfa ve hazirun cetvelindeki imzalar, çıkış aşamasında birlikte fotoğraflanmalıdır.
Tedbir Talebini Somutlaştırmak
Geçici koruma talebinde soyut zarar iddiası yeterli görülmez. Talep şu çerçevede kurulmalıdır:
- Hangi kararın hangi kısmının uygulanmasının durdurulmasının istendiği
- Kararın uygulanması hâlinde doğacak zararın neden sonradan giderilemeyeceği
- İddiaların yaklaşık olarak ispatını sağlayan belgeler: tutanak, hazirun cetveli, çağrı ilanı, yazışmalar
- Teminat konusunda talep edilen değerlendirme
- Ticaret siciline yönelik sonuç isteniyorsa bunun ayrıca belirtilmesi
Çağrı ve Tebligat Kusurlarının Kaydı
Toplantı çağrısının pay sahibine geç ulaşması ya da hiç ulaşmaması, hem karara yönelik itirazın hem de sürelerin merkezinde yer alır. Pay defterindeki adresin güncellenmemesi, ilanla yapılan çağrının takip edilmemesi veya kayıtlı elektronik posta kutusunun izlenmemesi, pay sahibinin toplantıdan sonra haberdar olmasına yol açar. Böyle bir durumda öğrenme anını gösteren kayıtlar; sicil gazetesi sorgu çıktısı, bankaya ya da şirkete yapılan yazışmalar ve tutanağın örneğinin talep edildiği tarihtir. TBK kapsamındaki sözleşmesel ilişkilerden doğan talepler de aynı kronolojiye işlenmelidir.
Kararın uygulanmasıyla üçüncü kişiler nezdinde sonuç doğması ihtimali varsa, tedbir talebi zaman kaybedilmeden sunulmalı; aksi hâlde geri alınması güç bir tablo oluşabilir.
Bu değerlendirmeler genel niteliktedir. Şirket türü, pay oranı ve kararın konusu izlenecek yolu değiştireceğinden, talep sunulmadan önce belgelerin ticaret hukuku alanında çalışan bir hukukçuyla birlikte gözden geçirilmesi önerilir.