İçeriğe geç
AC

Genel Kurul Kararlarına İtiraz: Yetkili Mahkeme ve Süre Planı

13 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Genel kurul kararlarına yönelik itirazlarda başarı, çoğu zaman toplantı salonunda atılan bir imzayla ve takvime yazılan bir tarihle belirlenir. TTK, iptal davası için kısa ve hak düşürücü bir süre öngörür; ayrıca davayı açabilecek kişileri ve yetkili mahkemeyi sınırlar. Bu rehber, 6102 sayılı Kanun ekseninde yetki ve süre planını konu alır.

Muhalefet Şerhi: Davanın Ön Koşulu

Toplantıda hazır bulunan pay sahibinin iptal davası açabilmesi, kural olarak olumsuz oy kullanmasına ve muhalefetini tutanağa geçirmesine bağlıdır. Şerh sözlü itirazla yetinilerek atlanırsa, dava en güçlü gerekçeyle açılsa bile sıfat yönünden sorun doğar. Çağrının usulsüzlüğü, gündeme bağlılık ilkesinin ihlali veya katılım engellenmesi gibi hallerde ise toplantıda bulunmayan pay sahibi de dava açabilir; bu istisnalar dilekçede açıkça dayanak gösterilmelidir.

İptal, Butlan ve Yokluk Ayrımı

Üç kavram farklı süre rejimine tabidir ve karıştırılması ciddi kayıp doğurur:

  • İptal edilebilirlik: Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı kararlar; karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde dava edilir.
  • Butlan: Pay sahibinin vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran, sermayenin korunması ilkesine aykırı kararlar; tespiti kural olarak süreye bağlı değildir.
  • Yokluk: Çağrısız ve nisapsız biçimde alınmış, hukuken var sayılamayacak kararlar.

Uygulamada dilekçe iptal talebiyle açılıp süre kaçırıldığında, butlan iddiasının terditli olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği tartışılır. Bu nedenle nitelendirme baştan doğru yapılmalıdır.

Yetkili ve Görevli Mahkeme

Genel kurul kararlarının iptali davasında şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi yetkilidir ve bu yetki kuralı sözleşmeyle serbestçe değiştirilemez. Ortaklık ilişkisinden doğan uyuşmazlığın genel mahkemeye veya tüketici ya da iş mahkemesine götürülmesi görevsizlik sonucunu doğurur. Ticari davalarda konusu alacak ve tazminat olan uyuşmazlıklar bakımından arabuluculuk dava şartıdır; ancak iptal davası bir eda davası değil, kurucu nitelikte bir taleptir. Bu farkın gözden kaçırılması, gereksiz arabuluculuk süreçlerine veya tersine dava şartı eksikliğine yol açar.

Karar İcra Edilmeden Önce Ne Yapılmalı

İptal davası, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Sermaye artırımı, yönetim kurulu değişikliği veya kâr dağıtımı gibi tescile konu kararlarda, geri dönülmesi güç sonuçlar doğmadan yürütmenin geri bırakılması talep edilmelidir. Tescil yapılmışsa ticaret sicili kayıtlarının düzeltilmesi ayrı bir usule tabidir.

Toplantı Öncesi Hazırlık Notu

  1. Çağrı, gündem ve ilan tarihleri esas sözleşmeyle karşılaştırılır.
  2. Hazır bulunanlar listesi, temsil belgeleri ve nisaplar kontrol edilir.
  3. Olumsuz oy ve muhalefet şerhi tutanağa yazdırılır, tutanak sureti alınır.
  4. Karar tarihinden itibaren işleyen üç aylık süre takvime işlenir.
  5. Tescil başvurusu izlenerek gerekirse geçici koruma talep edilir.

Bu açıklamalar genel bilgi niteliğindedir; şirketin türü, esas sözleşme hükümleri ve toplantı tutanağının içeriği sonucu değiştirebilir. Karar aleyhine adım atmadan önce tutanak ve sicil kayıtlarının bir hukukçuyla birlikte incelenmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla