Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar, yönetim kurulu kararlarına itirazlar veya genel kurul uyuşmazlıklarında sürecin ilk kritik sorusu hangi mahkemenin yetkili olduğudur. TTK ve HMK çerçevesinde yetki kuralları, davanın kaderini baştan etkiler. Bu rehber şirket içi uyuşmazlıklarda yetki konusunu ele alır.
Görev ve Yetki Ayrımı
İki kavram karıştırılmamalıdır: görev, davanın hangi tür mahkemede (örneğin ticaret mahkemesi) görüleceğini; yetki ise hangi yerdeki mahkemede görüleceğini belirler. Ticari nitelikteki şirket uyuşmazlıkları kural olarak asliye ticaret mahkemesinin görev alanındadır; yetki ise farklı ölçütlere bağlıdır.
Yetkiyi Belirleyen Ölçütler
- Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi
- Şirket merkezinin bulunduğu yer, birçok kurumsal uyuşmazlıkta belirleyici
- Sözleşmede geçerli bir yetki sözleşmesi varsa kararlaştırılan yer
Yetki Sözleşmesinin Sınırı
Tacirler, aralarındaki uyuşmazlık için belirli bir mahkemeyi yetkili kılabilir. Ancak yetki sözleşmesi ancak tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında geçerlidir ve bazı davalarda kesin yetki kuralı sözleşmeyle değiştirilemez. Bu nedenle sözleşmeye konan yetki kaydının o uyuşmazlık türü için geçerli olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Yetki İtirazı Nasıl İleri Sürülür?
- Yetki itirazı, kural olarak ilk itiraz olarak ve süresinde ileri sürülmelidir.
- Süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı, kesin yetki hali dışında sonuç doğurmaz.
- İtirazda yetkili olduğu iddia edilen mahkeme somut olarak gösterilmelidir.
Değerlendirme
Yanlış yerde açılan dava, esasa hiç girilmeden yetkisizlikle sonuçlanabilir ve zaman kaybettirir. Bu nedenle şirket içi bir uyuşmazlıkta dava açmadan önce görev ve yetki birlikte değerlendirilmeli, karşı tarafça açılan davada ise yetki itirazı süresinde planlanmalıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Görev ve yetki kuralları uyuşmazlığın türüne ve şirket yapısına göre değişir; kurumsal bir uyuşmazlıkta dava yolunu belirlemeden önce hukuki değerlendirme almanız yerinde olur.