Ticari ilişkilerde uyuşmazlık çıktığında tarafların ilk baktığı yer çoğu zaman sözleşmenin son maddeleridir. Buraya konulan delil sözleşmesi kaydı, bir alacağın ispatını kolaylaştırabileceği gibi, karşı tarafın savunma imkânını da ciddi biçimde daraltabilir. TTK ve TBK ekseninde kurulan bu tür kayıtların sınırlarını bilmeden yürütülen bir dosya, esasen haklı olan tarafı ispat aşamasında kilitleyebilir.
Delil Sözleşmesi Ne Yapar, Ne Yapamaz?
Taraflar HMK çerçevesinde, uyuşmazlığın belirli delillerle ispatlanacağını kararlaştırabilir. Uygulamada en yaygın biçimi, defter kayıtlarının veya sistem üzerindeki elektronik verilerin kesin delil sayılacağına dair kayıtlardır. Ancak bu serbestlik sınırsız değildir; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve kanunun belirli ispat şekli öngördüğü hâllerde bu tür kayıtlar sonuç doğurmaz. Ayrıca kaydın, karşı tarafın ispat hakkını tamamen ortadan kaldıracak ölçüde kurulması tartışma yaratır.
Sözleşme Kurulurken Kontrol Edilecek Başlıklar
- Kesin delil sayılacak kayıtların hangi sistemde tutulacağı ve erişim yetkisi
- Elektronik kayıtların bütünlüğünü sağlayan teknik yöntem
- Genel işlem koşulu niteliğindeki kayıtlarda ayrıca dikkat çekilmesi
- Cari hesap mutabakatının hangi aralıklarla yapılacağı
- Yetkili mahkeme ve tahkim kaydıyla çelişki bulunup bulunmadığı
İtiraz Edecek Taraf Neye Dayanır?
Aleyhine delil sözleşmesi ileri sürülen taraf için üç ana savunma hattı vardır. Birincisi, kaydın kapsamının iddia edilen uyuşmazlığı kapsamadığıdır; ikincisi, kaydın kanunun izin verdiği sınırı aştığıdır; üçüncüsü ise kesin delil sayılan kaydın kendisinin sıhhatinin tartışmalı olduğudur. Özellikle tek taraflı tutulan elektronik kayıtlarda, verinin sonradan değiştirilebilir yapıda olması önemli bir tartışma başlığıdır. Bu savunmaların ilk itiraz ve cevap aşamasında ileri sürülmesi, sonradan doğacak usul engellerini önler.
Delil Eksikliğinin Ticari Dosyalarda Görünümü
Bu alanda tipik boşluk, sözleşmenin imzalı aslının veya eklerinin sunulamamasıdır. Sipariş formu, teslim irsaliyesi ve fatura üçlüsünün birbirini doğrulamaması; TTK kapsamında tutulması gereken defterlerin usulüne uygun tasdik edilmemiş olması; e-posta yazışmalarının imza yetkisi bulunmayan kişilerle yürütülmüş olması sıkça karşılaşılan sorunlardır. Defterlerin usulüne uygun tutulmaması, bu delilin sahibi lehine kullanılmasını engelleyebilir; bu nedenle dosya açılmadan önce muhasebe kayıtlarının teknik kontrolü yapılmalıdır.
Uyuşmazlık Başlarken İzlenecek Sıra
- Sözleşmenin tüm ekleri ve varsa zeyilnameler tek dosyada birleştirilir.
- Delil sözleşmesi kaydının kapsamı ve sınırı yazılı olarak analiz edilir.
- Kayıtların bütünlüğüne ilişkin teknik inceleme ihtiyacı önceden belirlenir.
- İhtar ve mutabakat yazışmaları kronolojik olarak dizilir.
- Arabuluculuk zorunluluğu bulunan ticari alacaklarda başvuru takvimi kurulur.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşme metninin bütünü ve tarafların ticari defterlerinin durumu sonucu değiştirebileceğinden, uyuşmazlık büyümeden önce sözleşmenin hukuki denetimden geçirilmesi tavsiye edilir.