Ticari sözleşmelerin son maddelerinde yer alan ve çoğu zaman okunmadan geçilen delil sözleşmesi kayıtları, uyuşmazlık çıktığında ispat yükünün nasıl dağılacağını doğrudan etkiler. Defter kayıtlarının, e-posta yazışmalarının veya cari hesap ekstresinin münhasır delil sayılacağına dair bir cümle, dosyanın seyrini değiştirebilir. Bu rehber, TTK ve TBK çerçevesinde delil sözleşmesi bulunan ilişkilerde itiraz ve başvuru adımlarını ele almaktadır.
Delil Sözleşmesinin Sınırlarını Bilmek
Delil sözleşmesi sınırsız değildir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular, hakimin resen araştırma yükümlülüğü bulunan haller ve hakkın kullanılmasını aşırı zorlaştıran kayıtlar bakımından tartışma doğar. Bu nedenle savunma kurulurken önce şu soru yanıtlanmalıdır: sözleşme hükmü, bir ispat kolaylığı mı getiriyor yoksa karşı tarafın delil gösterme imkanını fiilen ortadan mı kaldırıyor? İkinci ihtimalde, hükmün geçerliliğine yönelik itiraz ayrı bir başlık olarak dilekçeye girmelidir.
Ticari Defterlerin Konumu
Ticari defterlerin ispat gücü, usulüne uygun tutulmuş olmaları ve açılış-kapanış işlemlerinin tamam olması şartına bağlıdır. Defterlere dayanan taraf, aynı defterlerin aleyhine olan kayıtlarının da dikkate alınacağını hesaba katmalıdır. Bilirkişi incelemesi gündeme geldiğinde, defter kayıtlarının fatura ve banka hareketleriyle eşleştirilmiş bir tablo halinde sunulması, itirazın anlaşılırlığını belirgin şekilde artırır.
İhtar ve Cevap Yazışmalarının Değeri
- İhtarın muhataba ulaştığı tarih, temerrüt ve fesih sonuçları bakımından esastır.
- İhtara verilen cevapta yapılan kısmi kabuller, sonraki savunmayı bağlayabilir.
- Sessiz kalmanın anlamı sözleşmenin diğer hükümleriyle birlikte yorumlanır.
- Elektronik yazışmalarda gönderici ve alıcının yetkisi ayrıca tartışılır.
Dava Öncesi Zorunlu Aşamalar
Ticari davaların önemli bir bölümünde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekir. Bu aşamada yapılan görüşmelerin kapsamı ile sonradan açılacak davanın konusu arasındaki uyum önemlidir; talep kalemlerinin kapsam dışı kalması, dava şartı tartışması doğurabilir. Arabuluculuk tutanağına yazılan ifadelerin, delil sözleşmesine dayanan savunmayla çelişmemesine de dikkat edilmelidir.
Tebligatın Şirket Adresine Ulaşmaması
Ticaret siciline kayıtlı adresin güncel olmaması, şirketin kendisine karşı yürütülen süreçten geç haberdar olmasına yol açar. Adres değişikliğinin sicile işlenmemesi halinde yapılan tebligatlar geçerli sayılabilir ve cevap süresi, evrakın şirket yetkilisine ulaşmasından çok önce başlamış olabilir. Bu riski azaltmak için sicil adresi ile fiili adresin uyumu düzenli kontrol edilmeli, elektronik tebligat adresi takip edilmeli ve gelen evrak kayıt sistemi tarih esaslı tutulmalıdır. Gecikme yaşandığında ise usulsüz tebligat iddiası, öğrenme tarihini gösteren kayıtlarla birlikte ilk fırsatta ileri sürülmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenizdeki ispat ve yetki kayıtları sonucu değiştirebileceğinden, metin incelenmeden kesin bir değerlendirme yapılmamalıdır.