Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararları, alındığı anda hüküm doğurur. Karara katılmayan ya da karşı oy kullanan pay sahibi için asıl mesele, itirazın hangi anda ve nerede yapılacağıdır. Uygulamada dosyaların önemli bir bölümü esasa girilmeden, dava şartı veya yetki nedeniyle sonuçlanır.
Toplantı Anında Atılması Gereken Adım
6102 sayılı TTK düzeninde iptal davası açabilmek için, kural olarak toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalındığının ve bu muhalefetin tutanağa geçirildiğinin gösterilmesi beklenir. Muhalefet şerhi kısa ama somut olmalıdır: hangi gündem maddesine, hangi sebeple karşı çıkıldığı yazılmalıdır. Sadece karşı oy kullanıldığının belirtilmesi, sonraki aşamada hangi sakatlığa dayanıldığını göstermez.
Yetki Neden Tartışma Konusu Olur
Genel kurul kararlarının iptaline ilişkin uyuşmazlıklarda dava, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde görülür. Şirketin fiilen faaliyet gösterdiği yer ile ticaret sicilindeki merkez adresinin farklı olması, pay sahibinin kendi ikametgâhında dava açma eğilimi ve şube adreslerinin merkez sanılması, yetki itirazlarının en sık kaynaklarıdır. Dava açmadan önce güncel ticaret sicil kaydının alınması bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırır.
İptal Sebeplerinin Ayrıştırılması
- Çağrı usulüne aykırılık: ilan, gündem ve davet eksiklikleri
- Toplantı ve karar yeter sayılarının sağlanmaması
- Gündemde bulunmayan konuda karar alınması
- Eşit işlem ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı içerik
- Bilgi alma ve inceleme hakkının engellenmesi
Bu sebeplerin bir kısmı kararı iptal edilebilir kılarken, bir kısmı çok daha ağır sonuç doğurur. Dilekçede sebepler karıştırıldığında, mahkemenin inceleme çerçevesi de belirsizleşir.
Tebligat Gecikmesi ve Tescil Riski
Toplantıya çağrının pay sahibine ulaşmaması, iptal sebebi olarak ileri sürülebilecek en somut eksikliklerden biridir; ancak bu eksikliğin ispatı da yine tebligat kayıtlarına dayanır. Öte yandan karar tescil edilip ilan edildikten sonra üçüncü kişiler yönünden yeni hukuki durumlar doğar. Bu nedenle iptal talebiyle birlikte, kararın icrasının geri bırakılmasına yönelik talebin ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürülmesi değerlendirilmelidir. Şirket ile pay sahibi arasındaki sözleşmesel ilişkilerde TBK'nın genel hükümlerinin de devreye girebileceği unutulmamalıdır.
Şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve pay yapısı sonucu değiştirebileceğinden bu genel anlatım somut dosya incelemesinin yerine geçmez. Genel kurul öncesinde hazırlık yapmak, karar sonrasında itiraz etmekten çoğu zaman daha etkilidir; bu konuda ticaret hukuku alanında çalışan bir hukukçuya danışılması uygun olur.