Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklarda kazanan taraf, çoğu zaman haklılığını en iyi anlatan değil, şirketin fiilî durumunu zamanında dondurabilen taraftır. Pay devri, genel kurul kararları veya temsil yetkisi üzerinden yaşanan çekişmelerde geç kalan bir tedbir talebi, sonradan verilen kararı işlevsiz bırakır.
Uyuşmazlığın Türünü Belirlemek
TTK sisteminde şirket içi çekişmeler tek bir kalıba sığmaz. Genel kurul kararının iptali istemi, yönetim organının sorumluluğuna dayanan talep, azınlık haklarının kullanımı, bilgi alma ve inceleme hakkı, haklı sebeple fesih ya da ortaklıktan çıkarma birbirinden farklı hukuki temellere ve farklı sürelere tabidir. Genel kurul kararının iptali için TTK'da öngörülen süre, karar tarihinden itibaren işlemeye başlar ve hak düşürücü niteliktedir; bu sürenin kaçırılması, kararın sakatlığı ne kadar açık olursa olsun sonucu değiştirir.
Tedbir Talebinde Somutlaştırma
İhtiyati tedbir istemi, genel ifadelerle değil, hangi işlemin durdurulmasının istendiği açıkça yazılarak kurulmalıdır. Uygulamada sık talep edilen tedbir konuları şunlardır:
- Pay devrinin ve pay defterine kaydın durdurulması
- Genel kurul kararının uygulanmasının ertelenmesi
- Ticaret siciline tescil işleminin durdurulması
- Temsil ve ilzam yetkisinin kullanımına sınır getirilmesi
- Şirket malvarlığının devrinin önlenmesi
HMK çerçevesinde tedbir kararı verilebilmesi için hakkın varlığının yaklaşık olarak ispatlanması ve gecikmede sakınca bulunduğunun gösterilmesi gerekir. Teminat yatırılması istenebileceği için bu ihtimalin baştan planlanması, kararın uygulanmasındaki gecikmeyi önler.
Görev ve Yetkide Kritik Ayrım
Şirketler hukukundan doğan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğinde olup asliye ticaret mahkemesinde görülür; asliye hukuk mahkemesine açılan dava usul yönünden sorun yaratır. Yetki bakımından şirket merkezinin bulunduğu yer belirleyici bir ölçüttür. Ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olarak arandığı hâller bulunduğundan, tedbir talebi ile dava arasındaki sıralamanın da doğru kurulması gerekir. Ayrıca TBK kapsamındaki ortaklık sözleşmesinden doğan kişisel yükümlülükler ile şirket organlarına ilişkin talepler karıştırılmamalıdır.
Karar Sonrası Uygulama
Tedbir kararı alınması yeterli değildir; karar süresinde uygulanmaz ya da esas dava belirlenen sürede açılmazsa tedbir kendiliğinden ortadan kalkar. Karşı tarafın itiraz hakkı bulunduğu için, dosyaya sunulan belgelerin ilk aşamada eksiksiz olması kararın ayakta kalmasını sağlar.
Bu içerik genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; şirket türü, esas sözleşmedeki özel hükümler ve ortaklık yapısı izlenecek yolu değiştirir. Şirket içi çekişmelerde adımların sırası sonucu belirlediğinden, hareket etmeden önce hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.