Şirketler hukukunda genel kurul kararlarına yönelik uyuşmazlıklar, çoğu zaman toplantının kendisinden değil toplantı öncesindeki hazırlık aşamasından doğar. Çağrının usulü, gündemin içeriği ve toplantıya katılım listesi; kararın akıbetini belirleyen üç temel unsurdur. TTK'nın öngördüğü dava süresi ise oldukça kısadır.
İptal ile Butlan Aynı Şey Değildir
Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı kararlar iptal davasının konusudur ve bu dava süreye bağlıdır. Buna karşılık pay sahibinin vazgeçilemez haklarını ortadan kaldıran, eşitlik ilkesini temelden zedeleyen veya anonim şirketin temel yapısını bozan kararlar bakımından butlan gündeme gelir ve butlanın tespiti süreye bağlı değildir. Uygulamada dosyanın ilk kurgusunda bu nitelendirmenin yapılması, süre tartışmasının nasıl sonuçlanacağını da belirler.
Muhalefet Şerhi: Toplantı Salonunda Kaybedilen Dava
Toplantıda hazır bulunan pay sahibinin iptal davası açabilmesi kural olarak karara muhalif kalması ve muhalefetini tutanağa geçirtmesine bağlıdır. Sözlü olarak itiraz etmek, tutanakta yer almadıkça sonradan ispatlanamaz. Bu nedenle:
- Muhalefet, hangi gündem maddesine yönelikse madde numarası belirtilerek yazdırılmalıdır
- Gerekçe kısa da olsa tutanağa geçirilmelidir
- Tutanağın imzalı bir örneği toplantı çıkışında talep edilmelidir
- Toplantıya vekâletle katılınıyorsa vekâletnamenin usulüne uygunluğu önceden denetlenmelidir
Çağrı ve Gündem Denetimi
Çağrının kanunda ve esas sözleşmede öngörülen usulle, öngörülen süre içinde ve öngörülen araçlarla yapılıp yapılmadığı ilk kontrol noktasıdır. Gündemde bulunmayan bir konuda karar alınması, finansal tabloların pay sahiplerinin incelemesine sunulmaması ya da bakanlık temsilcisinin gerekli olduğu hâlde bulunmaması, kararın sakatlığına dayanak oluşturabilecek başlıklardır.
Delil Sözleşmesi Neyi Değiştirir?
HMK, tarafların belirli bir uyuşmazlıkta hangi delillerle ispat yapılacağını önceden kararlaştırmasına imkân tanır. Ortaklar arası sözleşmelerde ve pay devri anlaşmalarında yer alan bu tür kayıtlar, örneğin tanık deliline başvurulmasını sınırlayabilir ya da ispatı belirli defter ve kayıtlarla sınırlayabilir. Ancak delil sözleşmesi sınırsız değildir; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve hâkimin resen araştırma yükümlülüğü bulunan hâllerde etkisini göstermez. Dava açmadan önce şirket belgelerinde böyle bir kaydın bulunup bulunmadığının incelenmesi, ispat planını baştan doğru kurmayı sağlar.
Üç Aylık Hak Düşürücü Süre
TTK, genel kurul kararının iptali davası için karar tarihinden itibaren işleyen üç aylık bir süre öngörür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; uzatılmaz ve durmaz. Ticaret sicilinde tescil ve ilan tarihinin beklenmesi, süreyi kendiliğinden ötelemez. Bu nedenle karar alındığı gün takvimin işlemeye başladığı kabul edilerek hazırlık yapılması gerekir.
Yukarıdaki değerlendirme genel niteliktedir; şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve toplantı belgeleri sonucu etkileyebileceğinden somut olayda profesyonel hukuki görüş alınması yerinde olur.