Tam yargı davası, idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı doğrudan zedelenenler tarafından açılan tazminat davasıdır. 2577 sayılı İYUK m.2/1-b'de düzenlenmiştir: "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları."
İptal Davası ile Tam Yargı Davasının Farkı
| Kıstas | İptal Davası | Tam Yargı Davası |
|---|---|---|
| Amaç | İşlemin iptali | Zararın tazmini |
| Şart | Menfaat ihlali | Kişisel hak ihlali ve zarar |
| Sonuç | İşlem geriye yürürlü olarak iptal | Tazminat ödemesi |
| Süre (idare) | 60 gün | 1 yıl + 5 yıl (eylemler için) |
| Ön başvuru | İsteğe bağlı | Eylemler için zorunlu (m.13) |
Tam Yargı Davasının Konusu
İdarenin sorumluluğunu doğuracak iki tür kaynak vardır:
1) İdari İşlemden Doğan Sorumluluk
Hukuka aykırı bir idari işlem nedeniyle uğranan zararın tazmini. Önceden iptal davası açılmış olması zorunlu değildir; ancak iptal davası ile birlikte veya iptal kararı sonrasında da açılabilir.
2) İdari Eylemden Doğan Sorumluluk
İdarenin fiili eylemleri (örn. kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında uğranan zararlar) nedeniyle açılır. Klasik örnekler: tedavi sırasında kamu hastanesinde tıbbi malpraktis, polisin orantısız güç kullanımı, yolun bakımsızlığından doğan kazalar, askeri hizmette yaralanma.
İdarenin Sorumluluk Türleri
1) Hizmet Kusuru
Kamu hizmetinin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi nedeniyle doğan zarardan idarenin sorumluluğudur. Memurun kişiliğinden bağımsız olarak idarenin yapısal/organizasyonel hatalarından kaynaklanır.
Örnek: Hastane stoklarında ilacın bulunmaması nedeniyle hastanın tedavisinin gecikmesi → hizmet kusuru.
2) Kişisel Kusur
Memurun görevi sırasında ancak tamamen kişisel hatasından doğan zarar. Bu hâlde sorumluluk doğrudan memura aittir; idare ödediği tazminatı memura rücu edebilir.
3) Kusursuz Sorumluluk (Risk İlkesi)
Kusur olmasa dahi idarenin sorumluluğu doğabilir:
- Tehlike sorumluluğu: Tehlikeli faaliyetlerden (askeri eğitim, asayiş operasyonları)
- Sosyal risk: Doğal afetler, terör eylemleri (5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun)
- Yarar dengesizliği: Kamu yararı için bireye yüklenen aşırı külfet
Süreler (İYUK m.13)
İdari İşlem Sebebiyle Açılan Tam Yargı Davaları
- İptal davasıyla birlikte açılırsa: İptal davası süresi (60 gün) içinde
- İptal davasından sonra açılırsa: İptal kararının tebliğinden itibaren 60 gün
- İptal davası açmadan doğrudan tazminat istenirse: İşlemin tebliğinden itibaren 60 gün
İdari Eylem Sebebiyle (Zorunlu Ön Başvuru — İYUK m.13)
İdari eylemler nedeniyle hakları zedelenenler, dava açmadan önce 1 yıl içinde idareye başvurmak zorundadır. Eylemden itibaren her hâlde 5 yıl içinde başvurulmalıdır.
İdare başvuruya 60 gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır. Ret veya zımni ret tarihinden itibaren 60 gün içinde tam yargı davası açılır.
Tazminat Hesaplaması
Tam yargı davalarında talep edilebilecek zarar kalemleri:
- Maddi zarar: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, malulen kaybedilen iş gücü değeri, mal/eşya zararı
- Manevi zarar: Üzüntü, ızdırap, ruhsal sarsıntı (Anayasa Mahkemesi içtihadıyla idare hukukunda da kabul edilen alan)
- Destekten yoksun kalma: Ölüm hâlinde yakınlar için
Hesaplamada aktüer bilirkişi kullanılır. Müterafik (ortak) kusur dikkate alınır; idarenin kusur oranına göre tazminat belirlenir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli: İdare Mahkemesi (vergi yönünden Vergi Mahkemesi).
- Yetkili (İYUK m.32-36):
- Genel olarak işlemi/eylemi yapan idarenin bulunduğu yer mahkemesi
- Eylemden doğan tam yargı davalarında zararı doğuran idari eylemin yapıldığı yer
- Kamu görevlilerine ilişkin davalarda görevli kılınan mahkeme
Faiz
Tam yargı davalarında hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanır. Faiz başlangıcı:
- İdareye başvuru tarihi (zorunlu başvuru hâllerinde)
- Dava tarihi (doğrudan dava hâllerinde)
- Olay tarihi (Anayasa Mahkemesi'nin bazı kararlarında benimsenen yorum)
Sıkça Karşılaşılan Tam Yargı Davaları
- Sağlık hizmetlerinde malpraktis (kamu hastanesi, devlet üniversitesi tıp fakültesi)
- Polis/jandarma tarafından orantısız güç kullanımı
- Cezaevinde kötü muamele iddiaları
- Askeri hizmet sırasında yaralanma/ölüm
- Hatalı tahliyeden doğan zararlar
- İmar planı uygulamalarından doğan zararlar
- Kamulaştırmasız el atmadan doğan zararlar
- Karayolları/altyapı bakımsızlığından doğan trafik kazaları
- Doğal afet/terör mağduriyeti tazminatları (5233 sayılı Kanun)
Pratik Notlar
- Eylem nedeniyle açılacak tam yargı davasında 1 yıllık ön başvuru süresi kritik; süresinde başvuru yapılmazsa dava reddedilir.
- Hizmet kusuru iddiasında, idarenin iç işleyiş prosedürlerinin incelenmesi sonucu güçlü deliller çıkarılabilir.
- Manevi tazminat tek bir davada istenmek zorundadır; sonradan ek manevi tazminat istenemez.
- İhtiyari uzlaşma — bazı eylemler için (askeri hizmet kazaları, sağlık zararları) idarelerle önceden uzlaşma denenebilir; reddedilirse dava açılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Tam yargı davası nedir, iptal davasından farkı ne?
İdari dava türleri İYUK m.2/1'de sayılmıştır. İptal davası, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olması nedeniyle menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılır (m.2/1-a). Tam yargı davası ise idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılır (m.2/1-b) ve amacı zararın giderilmesidir. Menfaat ihlali ile kişisel hakkın doğrudan zedelenmesi farklı eşiklerdir; bu nedenle iki davanın davacı sıfatı da farklıdır.
İdari eylemden doğan zararda doğrudan dava açabilir miyim?
Hayır, önce idareye başvurmak zorunludur. İYUK m.13/1 uyarınca idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların, dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu şart atlanırsa dava usulden reddedilir.
İdareye başvurdum, cevap vermiyor; ne zaman dava açacağım?
İsteğin kısmen veya tamamen reddi hâlinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren; istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir (İYUK m.13/1). Yani sessiz kalma da dava yolunu açar.
Dava açma süresi kaç gündür?
Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür (İYUK m.7/1). Bu süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (m.7/2-a).
Dava açma süresini durdurmanın bir yolu var mı?
Evet. İYUK m.11 uyarınca dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.
Adli yargıda açtığım dava görevsizlikle reddedildi; yeniden idareye başvurmam gerekir mi?
Hayır. Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda m.13/1'de öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz (İYUK m.13/2). Bu, yargı yolu yanlışlığından doğan hak kaybını önleyen önemli bir hükümdür.
İdare mahkemesi idarenin yerine geçip karar verebilir mi?
Hayır. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz; yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremez (İYUK m.2/2).