Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4239 E. , 2025/6029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/74 E., 2025/36 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 307/3.
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4239 E. , 2025/6029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/74 E., 2025/36 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2021/3337 Esas, 2021/3391 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafiinin temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.07.2024 tarihli ve 2022/12186 Esas, 2024/4903 Karar sayılı kararı ile, "sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması ve asgari oranda haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" nedenleriyle bozulmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2025 tarihli ve 2024/74 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 53/1. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak ve canavarca hisle işlendiğine, indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı olmadığına, suç vasfının kasten yaralama olduğuna, meşru savunma koşullarının oluştuğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suçta kullanılan aletin elverişliliği, atış sayısı, katılanda meydana gelen yaralanmaların ağırlığı, sanığın eylem sırasında sergilediği tutum ve davranışlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin kanıt bulunmadığı, saldırı ile savunma arasında orantı bulunmadığından meşru savunma koşullarının oluşmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre; olay günü sanığın katılana 16 numara av fişeği istimal eden dipçiği kesilmiş av tüfeği ile ateş etmesi sonucunda, katılanın bacak bölgesine çok sayıda saçmanın isabet ettiği, sağ tibia anteriorda 3x4 cm'lik saçma giriş yerinde arter kanaması ve parçalı kırık olduğu, yaralanmasının sağda popliteal arter, tibial sinir, peroneal sinir yaralanması, tibia, fibula, patellada açık kırıklara neden olduğu, yaşamını tehlikeye soktuğu, kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkilediği, sağ ayak bileği ve sağ dizdeki hareket kısıtlılığının, duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu dikkate alındığında, 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makulün üzerinde bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 12 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2025 tarihli ve 2024/74 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararının, ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesinin gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Boyabat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Seçim nedeniyle aralarında anlaşmazlık bulunan mağdur ile sanığın olay günü karşılaşmaları üzerine çıkan tartışma sonucunda sanığın mağduru tüfekle yakın mesafeden diz bölgesini hedef alarak yaraladığı olayda; 1)Mağdur ve sanığın arasında öldürmeyi gerektiren bir husumet bulunmadığı, 2)Tanık beyanına göre sanığın mağduru kastederek "onu tekerlekli sandalyeye oturtacağım" şeklinde konuştuğu, 3)Sanığın ilk atışı toprağa doğru yapması, daha sonra hedef alarak, mağdurun hayati bölgelerinden vurması mümkünken sadece diz bölgesine tek atış yapması, Hususları dikkate alındığında, yakın mesafeden ateş etmesi nedeniyle istemesi halinde mağdurun vücudunun hayati bölgelerinden vurması muhakkak olan sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip olduğu kasta bakılmaksızın, sadece fiilin öldürmeye elverişli olduğu ve verdiği zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği konusunda şüphe bulunmayan sanığın fiilinin yaralama suçu yerine adam öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Boyabat Ağır Ceza Mahkemesi sanığı, dipçiği kesilmiş av tüfeğiyle katılanın bacağına ateş ederek popliteal arter/sinir yaralanmasına, kırıklara ve hayati tehlikeye yol açtığı olayda kasten öldürmeye teşebbüsten (TCK 81/1, 35/2, 29/1) 9 yıl hapisle cezalandırmıştır.
Hukuki İlke: Tasarlama için öldürme kararının ne zaman alındığı ve belli bir hazırlık kesin saptanmalıdır; şüphe sanık aleyhine yorumlanamaz. Canavarca his, sırf öldürmek/ölenin acısından zevk almak için öldürmeyi gerektirir. TCK 35/2 uygulanırken meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre makul haddin üzerinde ceza tayin edilmelidir; ağır yaralanmaya rağmen asgariye yakın ceza eksik cezadır.
Uygulama Sonucu: bozma (ceza miktarı yönünden, katılan lehine, oy çokluğu; karşı oyda eylemin yaralama olduğu görüşü)
Dava Strateji Notu: Ağır ve kalıcı yaralanma sonuçlarında katılan vekili, teşebbüste 35/2 uyarınca cezanın makul haddin üzerinde belirlenmesini isteyerek düşük cezayı bozdurabilir. Savunma ise diz/bacak gibi hayati olmayan tek bölge hedefi ve karşı oy gerekçelerini kullanarak yaralama vasfını savunabilir.