İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2026/300 Karar: 2026/1489 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2026/300 K.2026/1489)

1. Ceza Dairesi 2026/300 E. , 2026/1489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/500 E., 2025/195 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kar

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2026/300 E. , 2026/1489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/500 E., 2025/195 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kar

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2026/300 E. , 2026/1489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/500 E., 2025/195 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Düzce 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2025 tarihli ve 2025/500 Esas, 2025/195 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53, 58. maddeleri gereğince 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 16.09.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.12.2025 tarihli ve 2025/38375 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/152129 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/152129 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 58/4. maddesindeki 'Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükmü uygulanmaz.' şeklindeki düzenlemeye nazaran, sanığın tekerrüre esas alınan Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve 2021/2 esas, 2022/63 sayılı kararının taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçuna ilişkin olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas alınabilecek başkaca bir cezasınında bulunmadığı cihetle, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un, Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular başlıklı 58. maddesinin birinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili birinci cümlesinde ve beşinci fıkrasında; "(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. ... (4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ... arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz" Şeklinde düzenlemelerin bulunduğu, hükümlünün tekerrüre esas alınan taksirle bir kişinin ölümüne, birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan hapis cezasına ilişkin Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2021/2 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmüne konu suçun taksirle işlenmiş olduğu anlaşılmıştır. 2. Tekerrüre esas alınan ilâma konu suçun taksirle işlenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereği mükerrir olmadığı belirlenmekle, hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3. 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesi; "Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur." ve 5237 sayılı Kanun'un, Kasten yaralama başlıklı 86. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası ise; "Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, ... hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir. Hükümlünün adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir ilâmı bulunmamaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde seçimlik ceza olarak adli para ve hapis cezaları öngörüldüğünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, Mahkemece adlî para cezasının da takdir hakkı kapsamında tercihinin mümkün olduğu belirlenmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Düzce 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2025 tarihli ve 2025/500 Esas, 2025/195 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Düzce 8. Asliye Ceza Mahkemesi, basit yargılama usulüyle kasten yaralamadan (TCK 86/2) hükümlüyü cezalandırmış ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamıştır. Tekerrüre esas gösterilen mahkûmiyet ise TAKSİRLE ölüme ve yaralanmaya neden olma suçuna ilişkindir.

Hukuki İlke: TCK 58/4 açık hükmüyle, kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle taksirli bir suça (taksirle öldürme/yaralama) ilişkin mahkûmiyet, sonraki kasıtlı bir suç (kasten yaralama) yönünden tekerrüre esas alınamaz ve TCK 58/6 gereği kişi mükerrir sayılmaz. TCK 86/2 seçimlik ceza içerdiğinden, tekerrür kalkınca adlî para cezası da tercih edilebilir.

Uygulama Sonucu: Daire, tekerrüre esas gösterilen ilamın taksirle işlenen bir suça ilişkin olduğunu, TCK 58/4 gereği kasıtlı yaralama suçuyla arasında tekerrür uygulanamayacağını saptayarak hükümlünün mükerrir olmadığını belirlemiş; mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasını Kanun'a aykırı bularak kanun yararına bozma istemini KABUL etmiş ve hükmü CMK 309/3 gereği BOZMUŞTUR.

Dava Strateji Notu: Tekerrür incelemesinde önceki mahkûmiyetin türü belirleyicidir: TCK 58/4 gereği kasıtlı suç ile taksirli suç (trafik kazası gibi) arasında tekerrür kurulamaz. Adlî sicilde görünen bir mahkûmiyet taksirli bir suça ilişkinse, sonraki kasıtlı yaralama yönünden tekerrüre esas alınamaz. Tekerrür itirazında, dayanılan ilamın kasıtlı mı taksirli mi bir suça ait olduğu mutlaka kontrol edilmelidir. — Av. Aycan Ceylan

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla