Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/5962 E. , 2024/22312 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz se
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/5962 E. , 2024/22312 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe içermediğine, 2. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, bu hususta yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğine, 4. 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin ve bu yolla elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, 5. Gizli soruşturmacılar sanıkla ilk teması kurmak suretiyle sanığı suça teşvik ettiklerinden ve kararda belirtilen yerler dışında güven alımı gerçekleştirdiklerinden dolayı elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 6. 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca alınmış bir karar bulunmadığı halde ses ve görüntü kaydı alınmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Dosya kapsamından, Bakırköy 1. İnfaz Hakimliğinin 07.11.2023 tarih, 2023/9914 Esas ve 2023/10063 Karar sayılı kararı ile sanığın temyize konu dosya kapsamında tutuklu kaldığı "23.09.2023- 28.09.2023" tarihleri arasında geçen sürenin, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2022 tarih, 2022/480 Esas ve 2022/865 Karar sayılı ilamına konu hapis cezasından mahsup edildiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesinin uygulanması açısından bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4. maddesinin (a) ve (b) fıkralarının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine dayandığı, soruşturmayı başlatan istihbari bilgiye ilişkin kolluk tutanaklarının, 5271 sayılı CMK 'nın 139. maddesi uyarınca alınan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararlarının, olaya ilişkin gizli soruşturmacı raporu, fiziki takip tutanağı, aynı gün düzenlenen kimlik tespiti ve teşhis tutanaklarının içerikleri, adli kolluk personeli olan gizli soruşturmacıların ve sorumlu kolluk görevlisinin tanık sıfatıyla alınan beyanları ile sanığın kovuşturma aşamasındaki tevilli savunmaları birlikte dikkate alındığında, somut olayda 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesinin uygulanma koşullarının bulunduğu, uyuşturucu madde alışverişinin kararda belirtilen mahalde gerçekleştirildiği, kolluk görevlilerin, kararda belirtilen mahal dışında da suçun ve maddi delillerin ortaya çıkarılması için alıcı olarak şüpheli şahıslarla uyuşturucu madde alışverişine girebilecekleri, gizli soruşturmacılarla ilk temas eden ve uyuşturucu madde satma teklifinde bulunan sanık olduğundan, suça teşvikten söz edilemeyeceği, her ne kadar 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca alınmış teknik araçlarla izleme kararı bulunmasa da, gizli soruşturmacı raporu, fiziki takip tutanağı, aynı gün düzenlenen kimlik tespiti ve teşhis tutanaklarının içerikleri ile gizli soruşturmacıların ve sorumlu kolluk görevlisinin tanık sıfatıyla alınan beyanlarının suçun sübutunun ve vasfının tespiti için yeterli olduğu, kovuşturma aşamasında yapılan keşif sonrası sorumlu kolluk görevlisinin yer göstermesine ve kolluk tutanaklarındaki verilere göre düzenlenen usulüne uygun bilirkişi raporunda yer alan, uyuşturucu madde satışının yapıldığı yerin, hastaneye 200 metreden yakın yürüme mesafesinde olduğuna ilişkin tespitin, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanması açısından yeterli olduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, CMK 139 uyarınca görevlendirilen gizli soruşturmacılara hareket halindeki motosiklet üzerinde uyuşturucu madde satmış; satış yeri, keşif ve bilirkişi raporuna göre hastaneye 200 metreden yakın mesafededir. CMK 140 uyarınca teknik izleme kararı alınmamıştır.
Hukuki İlke: Gizli soruşturmacılarla ilk teması kuran ve satış teklifinde bulunan sanık olduğundan suça teşvik/azmettirmeden söz edilemez; CMK 140 kararı bulunmasa da gizli soruşturmacı raporu, fiziki takip, teşhis tutanakları ve tanık beyanları sübut için yeterlidir. Hastaneye 200 metre mesafe TCK 188/4-b artırımını gerektirir.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: Kışkırtma (ajan provokatör) savunması ancak ilk teması kolluğun kurduğu ve satışa teşvik ettiği hallerde işe yarar; ilk temas ve teklif sanıktan geldiğinde reddedilir. TCK 188/4-b için mesafe tespiti bilirkişi/keşif ile somutlaştırılmalıdır.