İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/9323 K.2025/13606

Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı…

Esas2024/9323Karar2025/13606Tarih16 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.934 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2024/9323 E., 2025/13606 K.

Karar tarihi
16 Aralık 2025
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2020/136 E., 2020/454 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.934 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 2024/6105 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/110267 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/110267 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanık hakkında incelemeye konu 27/10/2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, daha önce aynı suçtan Lüleburgaz

4. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığından bahisle kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de.

Adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açılmasına dayanak alınan 15/08/2015 tarihli eylemi nedeniyle Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 13/11/2015 tarihli ve 2015/3791 esas, 2015/87 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde aynı neviden suç işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda Lüleburgaz

4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2018 tarihli ve 2018/160 esas, 2018/60 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının askerde olan sanığın birlik adresi yerine mernis adresine tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı verildiği, anılan kararı müteakip Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/11/2020 tarihinde yeniden şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme süresi içerisinde sanığın aynı nevi suçu tekrar işlediği gerekçesiyle hakkında açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde Lüleburgaz

2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2023 tarihli ve 2023/262 esas, 2023/278 sayılı kararı ile dosyanın Lüleburgaz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/160 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleştirme kararı sonrası dosyanın Lüleburgaz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/564 esas numarasında kayden derdest olduğu, Yargıtay

10. Ceza Dairesinin 29/03/2022 tarihli ve 2019/8214 esas, 2022/3956 sayılı olağan temyiz kanun yolu incelemesine konu ilâmında, " ... aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve kovuşturması devam ediyorsa, verilecek hüküm inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, her iki suça ilişkin davaların birleştirilmesi ve delillerin tartışılması,

sonuçlanmış ve hüküm kesinleşmiş ise dosyasının getirtilerek bu dosya içine konulması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması ... " ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/03/2022 tarihli ve 2019/10-8, 2022/195 sayılı ilâmında, " ...

Aynı mahkemenin farklı esaslarına açılmış bulunan ve soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden her türlü bilgisine ulaşılabilecek olan 25/04/20 10... /04/2010 tarihli eylemlere ilişkin davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin,

bu bağlamda ayrı ayrı kesinleşmiş söz konusu bu davaların yeni delil ya da olay olduğunun ileri sürülebilmesinin mümkün olmaması ...ayrı ayrı adli para cezasına mahkum edilen sanığın söz konusu eylemlerinin zincirleme suç hükümleri kapsamında kalıp kalmadığı hususunun CMK'nın 309 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan kanun yararına bozma yasa yoluyla incelenmesi gerektiği.." şeklinde açıklamalara yer verildiği,

Bu anlamda, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceğinde hiçbir duraksamanın bulunmadığı,

bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, Diğer taraftan, Ceza Genel Kurulunun kararında da anlatım bulduğu üzere soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği,

sanığın diğer eylemlerine konu davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin de ileri sürülemeyeceği nazara alındığında, Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açılmasına dayanak alınan suçla ilgili Lüleburgaz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2018 tarihli kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği, Yargıtay

20. Ceza Dairesinin 2017/6318 esas, 2017/6699 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, sanığın incelemeye konu olan 27/10/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemini, durma kararı sonrası Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/11/2020 tarihinde yeniden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karardan önce işlediği,

kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğinden mahkemesince bu eylem yönünden düşme kararı verilerek durma kararı verilen Lüleburgaz

4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/160 esas sayılı dosyasına ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/136 Esas ve 2020/454 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 27.10.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2020 tarihli ve 2020/1015 Soruşturma, 2020/405 Esas, 2020/367 sayılı iddianamesi ile Lüleburgaz

3. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce şüpheli hakkında Lüleburgaz 4. Asliye Ceza Mahkemesine 2018/160 Esas sayılı kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda. Lüleburgaz

3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.10.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/454 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Doğrudan kamu davası açılmasına dayanak alınan Lüleburgaz

4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/160 Esas ve 2018/60 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1.Şüpheli hakkında 15.08.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2015 tarihli ve 2015/3791 Soruşturma, 2015/87 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği,

kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin hatalı olarak "7 gün" olarak gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 23.11.2015 tarihinde 7201 sayılı tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 05.01.2016 tarihinde İskenderun Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davrandığı ve infazın 19.06.2017 tarihinde tamamlandığı,

2. Şüphelinin 05.07.2018 tarihinde aynı nev'iden suçu tekrar işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2018 tarihli ve 2015/3791 Soruşturma, 2018/1535 Esas, 2018/1506 sayılı iddianamesi ile Lüleburgaz 4.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Lüleburgaz

4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/160 Esas, 2018/60 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının, tebligat tarihinde askerde olan sanığın MERNİS adresinde tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına, karar verildiği, durma kararının 08.01.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

4. Durma kararından sonra, 15.08.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2020 tarihli 2020/4982 Soruşturma sayılı kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 17.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği,

5. Sanığın 09.01.2022 tarihinde aynı nev'i suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2023 tarihli ve 2020/4982 Soruşturma, 2023/687 Esas, 2023/578 sayılı iddianamesi ile Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 6. Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2023 tarihli ve 2023/262 Esas, 2023/278 Karar sayılı kararı ile, davanın Lüleburgaz

4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/160 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,

7. Yine, 30.07.2022 tarihli aynı nev'iden suç nedeniyle Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2023 tarihli ve 2023/3638 Soruşturma, 2023/1566 Esas, 2023/1393 sayılı iddianamesi ile birleştirme talepli açılan kamu davasının, Lüleburgaz 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2023 tarihli ve 2023/749 Esas, 2023/683 Karar sayılı birleştirme kararı ile Lüleburgaz 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/564 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, Lüleburgaz 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/564 Esas sayılı davasının derdest olduğu, Anlaşılmıştır. C.

Dosyalar kapsamına göre. Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 27.10.2019 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Lüleburgaz

3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak Lüleburgaz

4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/160 Esas, 2018/60 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleşmesinden sonra yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesini takiben açılan kamu davalarının Lüleburgaz

4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/564 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu anlaşılmıştır.

5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 6. fıkrasına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan davada, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arzettiği, önceki davada verilen veya verilecek kararın sanığın hukukî durumunu etkileyebileceği, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında açılan davada, sanığın önceki eylemi nedeniyle açılan davaların safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği,

soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği, sanığın diğer eylemlerine konu davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin de ileri sürülemeyeceği dikkate alındığında, Somut olayda, TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açılmasına dayanak alınan Lüleburgaz

4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği, sanığın incelemeye konu 27.10.2019 tarihli eylemini, durma kararı sonrası Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.11.2020 tarihinde yeniden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karardan önce işlediği anlaşıldığından.

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra,

birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda,

erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Mahkemece, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği (Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2020 tarihli erteleme kararının usulüne uygun verilip usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğine bağlı olarak) ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç,

zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, davanın, Lüleburgaz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/564 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/454 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/9323
Karar No
2025/13606
Tarih
16 Aralık 2025
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/9297 K.2026/1396
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/9250 K.2025/1853
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/9204 K.2025/697
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/9194 K.2025/1422
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/9017 K.2025/1053
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8970 K.2026/1387

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.