Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/1206 E. , 2025/4125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/422 E., 2025/4 K. SUÇLAR : 1. Özel surette nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı 2. Nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı 3. Nitelikli dereceden kara para aklama KARAR : 6706 sayılı Kanun'un 1
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/1206 E. , 2025/4125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/422 E., 2025/4 K. SUÇLAR : 1. Özel surette nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı 2. Nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı 3. Nitelikli dereceden kara para aklama KARAR : 6706 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca iade talebinin kabul edilebilir olduğu TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İadesi talep edilen hakkında kurulan hükmün; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.HUKUKİ SÜREÇ 1. Växjö İlk Derece Mahkemesince, ... hakkında "özel surette nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı", "nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı" ve "nitelikli dereceden kara para aklama" suçlarından 01.09.2022 gıyaben tutuklama kararı verilmiştir. 2. İsveç Başkonsolosluğu Nordik İrtibat Ofisi'nin 01.07.2024 tarihli yazısı ile ... kimliğini kullanan ve kırmızı bültenle aranan ...'nin Türkiye'ye giriş yaptığının değerlendirildiğine ilişkin istihbari bilginin İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne iletilmesi üzerine yapılan çalışmalar sonucu adres tespiti yapılarak, adı geçen 24.07.2024 tarihinde Bodrum'da yakalanmış, ikametinde yapılan aramada Kosova uyruklu "..." adına düzenlenen pasaport, kimlik ve sürücü belgesi, aracında ise Sırbistan uyruklu "... " adına düzenlenen pasaport ve kimlik belgesi ele geçirilmiştir. 3. İsveç Savcılık Dairesince, 02.08.2024 tarihli ve AM-147828-22 numaralı iade talepnamesi ile ...'nin Türkiye'den iadesi talep edilmiştir. 4. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün 20.08.2024 tarihli yazısı ekinde İsveç adli makamlarının iade talebi ve iade talebine ilişkin tercüme edilen evrak, iadesi talep edilenin Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi'nde bulunması sebebiyle Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilerek, iade evrakının yetkili Ağır Ceza Mahkemesine iletilerek, 5271 sayılı CMK'nın 202. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi hükmü dikkate alınmak suretiyle, 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu ile Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS) hükümleri uyarınca Ağır Ceza Mahkemesince "iade talebinin kabul edilebilir olduğuna" veya "reddine" ilişkin verilecek kararın ve temyiz yoluna başvurulması sonucu kararın onanması halinde Yargıtay ilamının iade evrakıyla birlikte Bakanlığa gönderilmesi talep edilmiştir. 5. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2024 tarihli talebi üzerine, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile 6706 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca, Alexander Nedevski hakkındaki iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir. B. TEMYİZ SEBEPLERİ İadesi talep edilen müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. İadesi talep edilenin ... adına düzenlenen pasaportu sahte kimlikle aldığına ilişkin somut delil bulunmadığına, Mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan karar verildiğine, 2. Kosova yetkili makamlarının iade talebi olup olmadığı araştırılmadan, iadesi talep edilenin tabi olduğu ülke araştırılmadan karar verildiğine, 6706 sayılı Kanun'un 10/3. maddesinin gözetilmediğine, 3. İadesi talep edilenin tabi olduğu ülkenin araştırılmaması ve Kosova ülkesine iadesine rızası olup olmadığının sorulmaması nedeniyle rızaya dayalı iade usulünün Kanuna uygun şekilde uygulanmadığına, nitekim şahsın Makedonya'ya iade talebinde bulunduğuna, 4. İade talebine konu suçlara ilişkin evrakın iletilmediğine, suç oluşturan eylemlerin ve delillerin bildirilmediğine, 5. İadesi talep edilenin tutukluluğunun makul süreyi aşmaması gerektiğine, tutukluluk halinin adil yargılanma hakkının ihlaline yol açtığına, İlişkindir. C. GEREKÇE İadesi talep edilen ... hakkında çıkartılan kırmızı bültende, adı geçenin "..." adına düzenlenen kimlik ve pasaportu da kullandığının, İsveç Başkonsolosluğu Nordik İrtibat Ofisi'nin 01.07.2024 tarihli yazısında Kosova polisi tarafından "..." ve "..."nın parmak izlerinin uyuştuğunun tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında iadesi talep edilenin kimliğine ilişkin araştırma yapılması gerekli görülmemiştir. İsveç Savcılık Dairesinin, 02.08.2024 tarihli ve AM-147828-22 numaralı iade talepnamesi ve iade talebine ilişkin tercüme edilen evrak gönderilmekle; iade talebinin, 01.03.2020 - 29.01.2021 tarihleri arasında işlenen "özel surette nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı", 26-28.01.2020 tarihleri arasında işlenen "nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı" ve 01.01.2020 - 20.04.2021 tarihleri arasında işlenen "nitelikli dereceden kara para aklama" suçlarından başlatılan ceza soruşturmasının ve bu soruşturma kapsamında gıyabında verilen tutuklama kararının infazı için yapıldığı anlaşılmaktadır. 1. SİDAS'ın "Talep ve evrakı müsbite" kenar başlıklı 12/2. maddesinin (b) bendinde düzenlenen "İade talebine sebep olan fiillerin işarı. İka edildikleri yer ve zaman hukukî tavsifleri ve bunlara tatbik olunacak kanunî hükümler mümkün olduğu kadar sarih bir şekilde gösterilecektir" hükmü ile 6706 sayılı Kanun'un "İade yargılaması" kenar başlıklı 18/2. maddesinde düzenlenen "Talep eden devlet tarafından gönderilen belgelerin yeterli görülmemesi hâlinde mahkeme, uygun bir süre içinde ek bilgi ve belgelerin gönderilmesini isteyebilir" hükmü gözetilerek yapılan incelemede: İade talebi ekinde, iade talebine konu suçların ve bu suçlara ile ilişkin kanun maddelerinin, tutuklama kararının ve iade talebinin bulunduğu, ancak iade talebine konu ceza soruşturmasına ya da soruşturmalarına ilişkin belgelerin iade talepnamesi ekinde ve dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla; İade talebinde belirtilen "özel surette nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı", "nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı" ve "nitelikli dereceden kara para aklama" suçlarının her biri için ayrı ayrı olmak üzere; iadesi talep edilene isnad edilen hangi eylemlerin, nerede, ne zaman, nasıl işlendiğinin açıklanarak somutlaştırılması amacıyla iadesi talep edilenin isnad edilen suçlar ile ilgisini ortaya koyan delillerin ve buna ilişkin evrakın tercüme edilmiş onaylı örnekleri getirtilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi, 2. Hüküm kısmında, iade talebine konu "özel surette nitelikle dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı", "nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı" ve "nitelikli dereceden kara para aklama" suçlarının her biri yönünden iade talebinin değerlendirilerek karar verildiği sonucunu doğuracak şekilde "6706 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca iadesi talep olunan hakkındaki geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna" şeklinde karar verilmiş ise de; Her bir suça ilişkin iade talebi için ayrı ayrı iade şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilerek, hangi suçtan/suçlardan yürütülen ceza soruşturmasının iade talebinin kabul edilebilir olduğuna dair karara dayanak teşkil ettiğinin açıkça gösterilmesi gerekirken, "özel surette nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı" suçuna ilişkin iade talebi değerlendirilmeden, sadece "nitelikli dereceden uyuşturucu madde kaçakçılığı" ile "nitelikli dereceden kara para aklama" suçlarından iade taleplerini kapsayacak şekilde iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmek suretiyle hükümde çelişki oluşturulması, 3. İadesi talep edilen, 31.12.2024 tarihli dilekçesi ile savunma hakkını kullanabilmek amacıyla bir bütün halinde dosya içeriğinin gönderilmesini talep ettiği halde, dosya suretinin 13.01.2025 tarihli duruşmadan sonra 22.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla; dosya suretinin duruşma tarihi öncesinde tebliğ edilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlanması, Hukuka aykırı görülmüştür. D. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, iadesi talep edilen müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında iadesi talep edilen hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İsveç'te uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklama suçlarından gıyabi tutuklu, kırmızı bültenle aranan kişi Bodrum'da yakalanmış; İsveç'in iade talebi üzerine Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi iadenin kabul edilebilir olduğuna karar vermiştir. İadesi istenen; suçların somutlaştırılmadığını, delil evrakının gönderilmediğini ve savunma için dosya suretinin duruşmadan sonra tebliğ edildiğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: SİDAS'ın 12/2-b maddesi ile 6706 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi gereği iade talebine konu her suç için isnat edilen eylemin nerede, ne zaman, nasıl işlendiği somutlaştırılmalı ve delilleri gösteren tercümeli evrak dosyaya konulmalıdır; her suç yönünden iade şartları ayrı ayrı değerlendirilmeli ve iadesi istenene savunmasını hazırlaması için dosya sureti duruşma öncesinde tebliğ edilmelidir.
Uygulama Sonucu: Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararı CMK 302/2 uyarınca bozulmuştur; delil evrakının getirtilmemesi nedeniyle eksik inceleme, suçlardan biri değerlendirilmeden karar verilerek hükümde çelişki yaratılması ve dosya suretinin duruşmadan sonra tebliğiyle savunma hakkının kısıtlanması bozmayı gerektirmiştir.
Dava Strateji Notu: İade yargılamasında savunma; talep eden devletin gönderdiği evrakın her suç yönünden eylemleri somutlaştırıp somutlaştırmadığını ve delil belgelerinin tercümeli olarak dosyaya girip girmediğini denetlemeli, dosya suretinin duruşmadan önce tebliğ edilmemesini savunma hakkının kısıtlanması olarak ileri sürmelidir.