Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/505 E. , 2025/5834 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2741E., 2024/2685K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ya
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/505 E. , 2025/5834 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2741E., 2024/2685K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize etmeye hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, 3. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Evde ele geçen maddenin kullanım sınırında olduğuna, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, 6. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Tebliğnamede ismi geçen sanık ... hakkında temyiz talebi bulunmadığından sanıklar .., .. ve .. müdafilerinin temyizi ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. A. Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutu ile delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 26.08.2022 tarihinde 36 fişek halinde ele geçen eroin maddesinin fişeklenmesinde kullanılan kağıtlarda 8 adet parmak izinin çıkması nedeniyle bu eylem sabit ise de; sanığın 06.01.2023 tarihinde yapılan ikamet aramasında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin 26.08.2022 tarihinde ele geçen maddenin devamı niteliğinde oldukları, belirtilen olaylar arasında hukuki kesinti olmadığı gibi sanığın suç işleme kararının yenilenmiş olduğuna dair delil de elde edilemediği, bu haliyle eylemin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi birden fazla sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi iki sanık yönünden hükümleri onarken; 26.08.2022 tarihinde 36 fişek hâlinde ele geçen eroinin fişek kağıtlarında 8 parmak izi bulunan sanığın 06.01.2023 tarihli ikamet aramasında ele geçen maddelerinin önceki maddenin devamı niteliğinde olduğunu, olaylar arasında hukuki kesinti ve suç kararının yenilendiğine dair delil bulunmadığını saptamıştır.
Hukuki İlke: TCK'nın 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylem bulunması şarttır; sonraki tarihte ele geçen uyuşturucu önceki maddenin devamı niteliğindeyse, aralarında hukuki kesinti yoksa ve suç işleme kararının yenilendiğine dair delil elde edilememişse eylem tek suç oluşturur.
Uygulama Sonucu: Daire, iki sanık yönünden onama kararı verirken; zincirleme suç uygulanarak fazla ceza tayin edilen sanık yönünden hükmü tebliğnameye aykırı olarak CMK'nın 302/2. maddesi gereği oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: Farklı tarihli iki yakalama otomatik olarak zincirleme suç demek değildir; müdafi, ele geçen maddelerin aynı stokun devamı olduğunu, arada hukuki kesinti (iddianame) bulunmadığını ve suç kararının yenilendiğine dair delil olmadığını işleyerek TCK 43 artırımını düşürtebilir. Bu karar, tebliğname onama isterken dahi bozma alınabildiğini gösteren değerli bir örnektir.