İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/516 Karar: 2025/4961 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/516 K.2025/4961

10. Ceza Dairesi 2025/516 E. , 2025/4961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2738 E., 2024/2263 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/516 E. , 2025/4961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2738 E., 2024/2263 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/516 E. , 2025/4961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2738 E., 2024/2263 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun sübut bulmadığına, 2. Mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Kendisinde ve aracında uyuşturucu madde ele geçirilemeyen sanığın savunmasının aksine, suç tarihinden beş gün önce suçla ilişkisi tespit edilemeyen telefon görüşmeleri dışında, fiziki takibin kesilmesi, tutanak tanıklarınca uyuşturucu maddenin araçtan atıldığının görülmemiş olması, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bulunduğu çanta ve poşetlerde parmak izinin tespit edilememesi ve fiziki takiple uyuşturucu maddelerin bulunması arasında zaman farkı bulunması ile sanık aleyhinde bir ihbarın bulunmaması karşısında; kuşku sınırlarını aşan, mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA; Bozmanın niteliğine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, kendisinde ve aracında uyuşturucu madde ele geçirilemeyen sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, tebliğnameye uygun olarak dosyayı delil yeterliliği yönünden incelemiştir.

Hukuki İlke: Suç tarihinden beş gün önce suçla ilişkisi tespit edilemeyen telefon görüşmeleri dışında delil bulunmaması, fiziki takibin kesilmesi, tutanak tanıklarınca uyuşturucunun araçtan atıldığının görülmemesi, çanta ve poşetlerde parmak izi tespit edilememesi, takip ile maddelerin bulunması arasında zaman farkı olması ve sanık aleyhine ihbar bulunmaması karşısında, kuşku sınırlarını aşan kesin delil olmadan mahkûmiyet kurulamaz; bu durumda beraat kararı verilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Daire, mahkûmiyete yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bularak hükmü CMK'nın 302/2. maddesi gereği oy birliğiyle bozmuş ve bozmanın niteliğine göre sanığın tahliyesine karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: Uyuşturucu ticareti dosyalarında fiziki takip zinciri kesilmişse, parmak izi incelemesi olumsuzsa ve maddeyle sanık arasında doğrudan bağ kuran tanık ya da ihbar yoksa, savunma bu delil boşluklarını tek tek somutlaştırarak şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayanmalıdır; bu karar salt telefon görüşmesi ve kesintili takiple mahkûmiyet kurulamayacağının güçlü bir emsalidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla