Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/6 E. , 2025/974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/274 E., 2014/180 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin 08.10.2019 gün ve
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/6 E. , 2025/974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/274 E., 2014/180 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin 08.10.2019 gün ve 2017/6428 Esas, 2019/6151 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2024 tarihli ve KD - 2024/122358 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 308. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine, dava dosyası aynı Kanun'un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü. I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; "Suç tarihinde Van İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü görevlilerince uyuşturucu madde ticareti ve naklini yapan şahısların tespitine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, mahkeme tarafından verilen iletişimin tespitine dair karara istinaden başlatılan teknik takip faaliyeti neticesinde yapılan operasyon kapsamında, sanık ... tarafından itiraz dışı sanık....'den temin edilerek Başkale ilçesinden getirtilen ve itiraz dışı sanık ... aracılığıyla ....r'e teslim edilerek il dışına .... plakalı araçla nakledilecek olan daralı tartımında 54 kilo 910 gram gelen eroin maddesinin söz konusu araçta ele geçirildiği, olay yerinde yakalanan sanıklar ..., ..., ... ve .... ile olay yerinde bulunmamakla birlikte iletişim kayıtlarında ismi geçen sanık.... ve sanık ...'ın ifadesinde ismi geçen ... isimli şahıslar hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2010 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/274 Esas numaralı dosyasında yargılamaya başlandığı, yargılama sırasında ... isimli sanığın alınan beyanında, önceki beyanları ile uyumlu şekilde; ele geçirilen maddeleri sanık...'ın temin ettiğini ve .... plakalı araca yükleyerek, içerisinde tarım ilacı olduğunu söylemek suretiyle Van İli ... ilçesine naklini sağlaması amacıyla aracı kendisine teslim ettiğini ifade ettiği, yine daha sonra vefat eden dosya sanıklarından müteveffa ... isimli şahsın alınan beyanında; ... isimli şahsın kendisini Başkale'de sanık... ile tanıştırdığını, sanık...'ın kendisine 3.000 Euro karşılığında uyuşturucu madde nakli yapması konusunda teklifte bulunduğunu, kendisinin bu teklif üzerine ... isimli şahıstan uyuşturucu maddenin naklini yapmasını istediğini ancak ... isimli şahsın bunu kabul etmeyerek uyuşturucu madde nakli yapması amacıyla ... isimli şahsı bulduğunu ve sanık... ile ...'i tanıştırdığını beyan ettiği, yine ... isimli şahsın alınan beyanında; söz konusu uyuşturucu maddelerin sanık...'a ait olduğunu ...'ın kendisine söylediğini beyan ettiği, yapılan yargılama sonunda itiraz dışı sanık... hakkındaki yakalama emrinin infaz edilememesi sebebiyle dosyanın tefrik edilerek mahkemenin başka esasına kaydedildiği, sanık ...'in vefatı nedeniyle hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, diğer sanıklar ..., ..., ... ve Mehmet hakkında ise uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan 09/04/2014 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği, yapılan temyiz incelemesinde ise Yüksek Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin yukarıda tarih ve numarası yazılı ilamı ile ilk derece hükmünün onandığı, sanık ... hakkındaki yakalama emrinin infaz edilememesi sebebiyle yargılamanın ilgili ilk derece Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/277 Esas numaralı dosyası üzerinden yürütüldüğü, sanık ...'in mahkemesince alınan savunmasında, kimseye uyuşturucu madde temin etmediğini, tanımadığı şahısların kendisine neden iftira attığını anlayamadığını, ayrıca hakkında yakalama emri olduğundan ve hakkında kamu davası açıldığından haberdar olmadığını beyan etmişse de, yapılan yargılamada, uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği 34 ZY 8793 plakalı aracın sol ön kapı kilit yanı dış kaportası üzerinden ele geçirilen bir adet parmak izinin sanık...'a ait olduğunun Van İl Emniyet Müdürlüğü'nün 15/11/2018 tarihli yazısı ile sabit olması, asıl dosyada ismi geçen diğer sanıkların aşamalardaki uyumlu beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanık ... hakkında 14/03/2019 tarihinde ilk derece Van 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/277 Esas numaralı dosyasında mahkumiyet kararı verildiği, yapılan temyiz incelemesi sonrasında Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 20/12/2021 tarih, 2020/14762 Esas ve 2021/13977 Karar sayılı kararıyla ilk derece hükmünün onandığı görülmekle, dosyanın yapılan incelemesinde, sanık ... tarafından olayın başında kolluk aşamasından itibaren aşamalardaki uyumlu beyanlarında ele geçen maddeyi ...'den temin ettiğini beyan etmesi, diğer sanıkların bazılarının da sanık ...'ın beyanlarını doğrulamaları, uyuşturucu maddenin yakalandığı aracın sol ön kapı kilit yanı dış kaportası üzerinden ele geçirilen bir adet parmak izinin sanık...'a ait olduğu tespit edilmekle birlikte parmak izinin aracın dışında olması ve ele geçen maddeler üzerinde herhangi bir parmak izinin tespit edilmemesi nedeniyle inkar edilmesi halinde mahkumiyete esas teşkil edemeyecek durumda iken sanığın ısrarlı beyanları ile sanık ...'in olayla bağını ortaya koyması, sanık ...'ın dosyaya yansıyan başkaca sanık aleyhine delilin de bulunmadığı aşamada bu beyanlarda bulunarak diğer sanığın olayla irtibatını ortaya çıkarması, sanık ...'ın bu beyanlarının bulunmaması veya inkar etmesi halinde diğer sanığın eyleminin şüpheli kalacağının açık olduğu, itiraza konu olayda TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanma koşullarının bulunduğu, dolayısıyla sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı görülerek hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle Yüksek Dairenin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına dair kararında isabet bulunmadığına" ilişkindir. II. GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazında ileri sürülen hususla ilgili olarak yapılan inceleme neticesinde; Hükümlü ...'ın susma hakkını kullandığı tarihte, haklarındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'in kolluk savunmasında olayla ilgili ... ismini verdiği ve şahsın adresi ile eşgaline ilişkin beyanda bulunduğu, ayrıca ...'in de ...'den bahsettiği, savcılık ifadelerinde de ...'e ilişkin beyanlarda bulundukları ve sanık ...'ın da aynı tarihli savcılık beyanında ...'den bahsettiği ve ...'in evini gösterebileceğini beyan ettiği, Van Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2009 tarihli müzekkeresine istinaden kolluk görevlilerince ... ile birlikte ...'ın gösterdiği ikamete gidilerek ...'in açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edildiği, suçta kullanılan araç üzerinde Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalar neticesinde aracın sol ön kapı kilit yanı dış kaporta üzerinden elde edilen parmak izinin 04.07.2018 tarihli uzmanlık raporu içeriğinden anlaşıldığı üzere; 03.07.2018 tarihinde parmak izleri alınan ...'in sağ el işaret parmak izi ile aynı olduğunun tespit edilmesi karşısında; ...'ın beyanından önce de ... ve ...'in, ...'e ilişkin anlatımlarının bulunması ve bu anlatımlarını doğrular şekilde suçta kullanılan araç üzerinde ...'in parmak izinin tespit edilmesi ve ...'in; ..., ..., ... ve ...'i tanımadığını ve araçtaki parmak izine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; Hükümlü ...'ın diğer suç ortağının yakalanmasına yönelik beyanının, ... ve ...'in beyanından sonra olduğu, savunması ... ve ...'in beyanlarını desteklemişse de, bu beyanı olmasa da ... ve ...'in beyanlarının...'a ulaşmak için yeterli olduğu, verdiği beyanın...'ın yakalanmasına hizmet ve yardım niteliğinde kabul edilmeyerek, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin koşulların oluşmadığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle, REDDİNE, 2. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. uyarınca Dairemizin, 08.10.2019 tarihli ve 2017/6428 Esas, 2019/6151 Karar sayılı hükmün onanmasına dair kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Van'da teknik takip sonucu düzenlenen operasyonda, il dışına nakledilmek üzere araca yüklenen daralı 54 kilo 910 gram eroin ele geçirilmiş; yıllar süren yargılamalarda tefrik edilen dosyada bir sanık hakkında araç kaportasındaki parmak izi ve diğer sanıkların beyanlarıyla mahkumiyet kurulup onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, hükümlünün beyanlarının bu sanığın ortaya çıkarılmasını sağladığı ve TCK 192/3 etkin pişmanlığın uygulanması gerektiği gerekçesiyle onama kararına lehe itiraz etmiş; 10. Ceza Dairesi itirazı reddetmiştir.
Hukuki İlke: TCK 192/3'teki etkin pişmanlık için beyanın diğer suç ortağının yakalanmasına gerçekten hizmet ve yardım etmesi gerekir; hükümlünün beyanından önce başka sanıkların aynı kişiye ilişkin ad, adres ve eşgal içeren anlatımları mevcutsa ve bu anlatımlar araç üzerindeki parmak izi tespitiyle doğrulanıyorsa, sonradan gelen ve önceki beyanları yalnızca destekleyen açıklama etkin pişmanlık koşulunu sağlamaz.
Uygulama Sonucu: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının lehe itirazı oy birliğiyle reddedilmiş ve dosya CMK 308/3 uyarınca itirazın incelenmesi için Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere tevdi edilmiştir; gerekçe, diğer sanıkların önceki beyanlarının faile ulaşmak için zaten yeterli olması nedeniyle hükümlünün açıklamasının yakalamaya hizmet niteliği taşımamasıdır.
Dava Strateji Notu: Suç ortağını açıklayarak TCK 192/3 indirimi hedefleyen müvekkil için zamanlama belirleyicidir: beyan, soruşturma makamlarının o kişiye başka delillerle ulaşmasından önce verilmiş ve fiilen yol gösterici olmalıdır. Dosyada aynı kişiyi işaret eden önceki beyanlar veya parmak izi gibi bağımsız deliller varsa, sonradan verilen doğrulayıcı ifade indirim kazandırmaz; müdafi bu değerlendirmeyi yapmadan etkin pişmanlığa dayalı beklenti oluşturmamalıdır.