KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2025/8397 E., 2026/490 K.
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2026
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/2648 E., 2025/1822 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Detayı
362 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturmadığına, 2. Ele geçirilen maddeler hakkında yeniden uzmanlık raporu alınmasına, 3. Delillerin eksik toplandığına, 4. 5237 sayılı TCK'nın 188/3-2. cümle uyarınca ceza verilmemesine, 5. Lehe hükümlerin uygulanmasına, 6. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine,
7. Ele geçirilen maddenin kullanım sınırında olduğuna, İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/3 (2.cümle) maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi
19. Ceza Dairesi kararında sanık ve/müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Sanık ve müdafii temyizde, ele geçen maddenin kullanım sınırında olduğunu, yeniden uzmanlık raporu alınması gerektiğini, TCK 188/3 ikinci cümle uyarınca ceza verilmemesi ve TCK 191/8 kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğini savunmuştur.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Eylemin ticaret vasfında kabulü ve TCK 188/3 (2. cümle) ile 188/4-a'nın uygulanması, delil değerlendirmesine dayalı bir takdir meselesidir; kullanmak için bulundurma rejimine bağlı TCK 191/8 kapsamındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebi, suç ticaret olarak sübut bulduğunda dinlenmez ve yeniden ekspertiz talebi de derece mahkemelerinin delil takdirinde isabetsizlik gösterilmedikçe temyizde sonuç doğurmaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire, suç vasfı, sübut ve madde uygulamalarındaki takdirde isabetsizlik bulunmadığını belirterek CMK 302/1 uyarınca temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün oy birliğiyle onanmasına ve salıverilme taleplerinin reddine karar vermiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: HAGB ve kullanım-sınırı savunması yalnızca eylem kullanmak için bulundurma olarak vasıflandırılırsa devreye girer; bu nedenle bütün mesai vasıf mücadelesine harcanmalı, miktarın kişisel kullanım aralığında kaldığı ekspertiz ve içtihat ölçütleriyle daha ilk derecede kanıtlanmalıdır. Temyizde ilk kez dile getirilen yeniden rapor talebi pratikte karşılık bulmaz.