Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8418 E. , 2026/934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/3197 E., 2025/2864 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8418 E. , 2026/934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/3197 E., 2025/2864 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirilmesinin hatalı olduğuna şekilde elde edildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda " önleme araması kararının aslı yada onaylı ve okunaklı örneği temin edilmeksizin onaysız fotokopiden ibaret önleme araması kararına istinaden karar verilmiş olması,sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi” gerektiğine ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 13.11.2024 tarih, 2024/3977 Esas ve 2024/4077 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2025 tarih, 2024/521 Esas ve 2025/350 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 15.09.2025 tarih, 2025/3197 Esas ve 2025/2864 Karar sayılı istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticaretinden verdiği mahkûmiyet, daha önce İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince onaysız fotokopi önleme arama kararına dayanılması ve etkin pişmanlığın değerlendirilmemesi gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası yeni hüküm yine aynı istinaf dairesince düzeltilerek esastan reddedilmişti. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararına atıfla istinafın bu bozma yetkisini sorgulamıştır.
Hukuki İlke: CMK 280/1'in (e) ve (f) bentleri uyarınca bölge adliye mahkemesi ancak yargılamaya ilişkin usul kurallarının açık ihlali veya hükme etkili usul kurumlarının ihmali hâllerinde bozma kararı verebilir; önleme arama kararının onaysız fotokopi olması ve etkin pişmanlığın değerlendirilmemesi gibi esasa ilişkin hususlar istinaf bozması konusu yapılamaz. Yetkisiz biçimde verilen bozma kararı ve ona dayanan yeni hüküm, CMK 7'deki 'görevli olmayan mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür' kuralı gereği hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: Daire, istinaf dairesinin esasa ilişkin nedenlerle verdiği önceki bozma kararını ve buna dayanan yeni yargılamayı hükümsüz sayarak son kararı CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozmuş; dosyayı, ilk derece mahkemesinin ilk kararı üzerinden gerekirse CMK 280/2 uygulanarak istinaf incelemesi yapılması için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine göndermiştir.
Dava Strateji Notu: İstinaf dairesinin bozma yetkisinin sınırlarını bilen müdafi, usulsüz bir istinaf bozması üzerine kurulan tüm yargılamanın hükümsüz sayılmasını sağlayabilir; bu, yıllar süren süreci sıfırlayan güçlü bir temyiz argümanıdır. Dosyanızda istinaf bozması varsa bozma gerekçesinin CMK 280/1-e ve f kapsamındaki usul ihlallerinden mi yoksa esastan mı olduğunu mutlaka analiz edin; esasa ilişkin bozmalarda düzelterek ret veya davanın istinafta sonuçlandırılması gerekir.