Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/9263 E. , 2026/546 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2496 E., 2025/1739 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/9263 E. , 2026/546 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2496 E., 2025/1739 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği hükmolunan hapis cezasının süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Arama, elkoyma ve telefon inceleme işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna, 5. Eksik inceleme yapıldığına, 6. Sanık hakkında etkin pişmanlık ve lehe hükümlerin uygulanması talebine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına, arama-elkoyma ve telefon inceleme işlemlerinin hukuka uygun olduğuna ve incelemenin eksiksiz yapıldığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın uyuşturucu maddelerin sahibi olduğunu beyan ettiği Özgür isimli şahıs hakkında, sanık ya da müdafii tarafından delilleriyle birlikte suç duyurusunda bulunulması ve dava açılması neticesinde mahkûm olması halinde, sanık hakkında kovuşturma sonuçlarına göre her zaman yargılamanın yenilenmesi yolu ile etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasının mümkün olduğu ve bu aşamada sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanık hakkında verilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin "5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesi" yerine aynı Kanun'un "52/2 maddesi" olarak gösterilmesi ve sanık hakkında kurulan hükümde, sanığa verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi suretiyle infazda tereddüt yaratılmasının hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA; bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin (3) numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan "Suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 7499 sayılı yasanın 9.maddesi ile değişmeden önceki TCK'nın 52/2.maddesi" ve "hapse çevrilebileceğinin" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi" ve "hapse çevrileceğinin" ibarelerinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi hükümdeki hukuka aykırılığı düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyizde delil yetersizliği, eylemin kullanmak için bulundurma sayılması gerektiği, arama-elkoyma ve telefon incelemesinin hukuka aykırılığı ile etkin pişmanlık talebi ileri sürülmüş; Yargıtay esasa ilişkin itirazları reddetmekle birlikte adli para cezasına ilişkin uygulama maddesindeki hatayı kendisi düzeltmiştir.
Hukuki İlke: Sanığın uyuşturucuların sahibi olarak gösterdiği kişi hakkında sanık veya müdafiince delilleriyle suç duyurusunda bulunulup dava açılması ve o kişinin mahkûm olması hâlinde, kovuşturma sonuçlarına göre yargılamanın yenilenmesi yoluyla etkin pişmanlık hükmünün uygulanması her zaman mümkündür; bu nedenle temyiz aşamasında etkin pişmanlığın uygulanmaması hukuka aykırılık oluşturmaz. Ayrıca gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesinde uygulama maddesinin TCK 52/4 yerine 52/2 gösterilmesi ve ödenmeme hâlinde hapse 'çevrilebileceği' ihtarıyla infazda tereddüt yaratılması, CMK 303 kapsamında Yargıtayca düzeltilebilir hukuka aykırılıklardır.
Uygulama Sonucu: Daire, kararı CMK 302/2 gereği bozmuş ancak yeniden yargılama gerekmediğinden CMK 303 uyarınca hüküm fıkrasındaki madde numarası ve ihtar ibarelerini değiştirerek hukuka aykırılıkları düzeltmiş, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmü düzeltilmiş hâliyle onamış; ceza miktarı ve tutukluluk süresini gözeterek salıverilme taleplerini reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Maddelerin gerçek sahibinin başkası olduğu savunulan dosyalarda salt beyanla yetinmek yerine o kişi hakkında delilleriyle birlikte fiilen suç duyurusunda bulunmak kritik önemdedir; karar, bu yol izlenip ilgili kişi mahkûm olursa yargılamanın yenilenmesiyle etkin pişmanlık kapısının açık kaldığını açıkça teyit etmektedir. Ayrıca hüküm fıkrasındaki madde numarası ve infaz ihtarı hataları bozma değil düzelterek onama sonucu doğurduğundan, bu tür itirazlar tek başına dosyayı geri döndürmez.