Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/9287 E. , 2026/672 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2322 E., 2025/1786 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapıla
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/9287 E. , 2026/672 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2322 E., 2025/1786 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilen tutuklu sanığın istinaf başvurusunu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi esastan reddetmiştir. Sanık müdafii, suç unsurlarının oluşmadığı, delillerin mahkûmiyete yetmediği, eylemin kullanmak için bulundurma sayılması gerektiği ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle temyiz etmiş; duruşmalı inceleme talebi CMK 299/1 uyarınca takdiren reddedilmiştir.
Hukuki İlke: Temyiz aşamasında duruşma açılması sanığın mutlak hakkı olmayıp CMK 299/1 kapsamında Dairenin takdirine tabidir; esas yönünden ise derece mahkemelerinin suç vasfı, sübut ve delil değerlendirmesindeki ortak takdiri, dosya kapsamıyla uyumlu olduğu sürece genel nitelikli usul ve yasa aykırılığı iddialarıyla sarsılamaz.
Uygulama Sonucu: Daire, sanık müdafiinin dört temyiz sebebini de yerinde görmeyerek CMK 302/1 uyarınca, tebliğnameye uygun olarak ve oy birliğiyle temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün onanmasına karar vermiş; ceza miktarı ile tutuklu kalınan süreye göre salıverilme talebini de reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Antalya bölgesindeki bu dosya, vasıf itirazının başarı şansının dilekçedeki anlatım gücüne değil dosyadaki olgusal altyapıya bağlı olduğunu göstermektedir; kullanım savunması için gereken kişisel kullanım göstergeleri istinaf aşamasına kadar oluşturulmamışsa, temyizde 'usul ve yasaya aykırılık' gibi çerçeve ifadeler eklemek sonucu değiştirmemektedir. Tutuklu müvekkil bakımından sürecin gerçekçi bir takvimle yönetilmesi ve onama ihtimalinin baştan konuşulması gerekir.