Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/132 E. , 2026/1100 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3641 E., 2025/3612 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/132 E. , 2026/1100 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3641 E., 2025/3612 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın aşamalardaki savunmasında '' uyuşturucu maddeler Diyarbakırlı ... ve Muşlu ... isimli şahıslara aittir, bana zorla sattırıyorlar, her ikisi de telefonumda kayıtlıdırlar...'' şeklindeki beyanı ve sanığa ait telefonun incelenmesi neticesinde düzenlenen telefon inceleme raporunda, ''... '' olarak kayıtlı 05...59 numaralı ve ''...'' olarak kayıtlı 05...61 numaralı hattın kullanıcıları ile şüpheli mesajlaşmalarının bulunması karşısında; 05...59 ... 253 14 61 numaralı hatların fiili kullanıcılarının tespit edilerek beyanlarının alınması, gerekmesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması, dava açılması ve sorgularının yapılması halinde bu dava ile birleştirilmesi, dava açılmaması halinde soruşturma dosyasının denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınarak, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünden hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık savunmasında uyuşturucuların Diyarbakırlı ve Muşlu iki şahsa ait olduğunu, kendisine zorla sattırıldığını ve bu kişilerin telefonunda kayıtlı olduğunu belirtmiş; telefon inceleme raporunda da bu kayıtlı hatlarla şüpheli mesajlaşmalar saptanmıştır. 10. Ceza Dairesi bu hatların fiili kullanıcıları araştırılmadan hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.
Hukuki İlke: Sanığın isim vererek suçladığı kişilere ait telefon hatlarıyla şüpheli mesajlaşmaların telefon inceleme raporuyla doğrulanması hâlinde; hatların fiili kullanıcılarının tespiti, beyanlarının alınması, gerekirse suç duyurusu ve açılacak davanın birleştirilmesi yapılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek TCK m. 192/3 etkin pişmanlığının uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmelidir; bu araştırma yapılmadan hüküm kurulması eksik araştırmadır.
Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak BAM kararını CMK m. 302/2 gereği oy birliğiyle bozmuş ve dosyayı CMK m. 304/2-a uyarınca ilk derece mahkemesine göndermiştir.
Dava Strateji Notu: Müvekkil temin edenleri isimlendirip telefon kaydı gibi doğrulanabilir iz gösteriyorsa, bu izin (HTS, telefon inceleme raporu) dosyaya girmesi sağlanmalı ve hattın fiili kullanıcısının tespiti açıkça talep edilmelidir; rapor beyanı doğruladığı hâlde araştırma yapılmaması, bu emsalde olduğu gibi tek başına bozma getirmektedir.