Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/508 E. , 2026/2535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2620 E., 2025/1680 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/508 E. , 2026/2535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2620 E., 2025/1680 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafii duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan hapis cezasının süresi dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca reddine karar karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Tarsus 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Yeterli, somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken alt sınırdan indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda; "Olay tarihinde emniyet ekiplerinin devriye görevi ifa ettikleri sırasında durumundan şüphelenilerek sanığı durdurdukları, kaba üst araması esnasında ceketinin iç kısmında kabarıklık fark edildiği, kabarıklığın nedeni sorulduğunda sanığın kendisine ait olan uç maddesi olduğunu beyan ederek, cebinden çıkardığı sarı renkli poşet ve silindir şeklindeki kutuyu ekiplere teslim ettiği, emniyet ekiplerince poşetin ve silindir şeklindeki kutunun açılması ile suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği somut olayda; uyuşturucu maddenin ele geçirildiği poşet ve silindir şeklindeki kutunun duruşmaya getirilip incelenmesi, olay tutanağında sarı renkli olduğu belirtilen poşete dışardan bakıldığında içindeki maddenin anlaşılabilir olduğunun gözlemlenmesi halinde mevcut şekilde karar verilmesi, poşete dışarıdan bakıldığında içeriğinin anlaşılamadığının gözlemlenmesi halinde, poşet ve silindir şeklindeki kutunun usulüne uygun arama kararı olmadan açılması nedeniyle, ekiplere kabarıklığın nedenini, poşet ile silindir şeklindeki kutunun içeriğini belirtmek suretiyle kendi beyanı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK 192/3 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilememesi,"ne ilişkin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 15.04.2025 tarihli ve 2025/1113 Esas, 2025/708 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Tarsus 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2025 tarihli ve 2025/215 Esas, 2025/305 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 29.09.2025 tarihli ve 2025/2620 Esas, 2025/1680 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Devriye görevindeki polis ekipleri şüphelendikleri sanığı durdurmuş, kaba üst aramasında ceketinde kabarıklık fark edilmiş; sanık kabarıklığın kendisine ait madde olduğunu söyleyerek cebindeki sarı poşet ile silindir kutuyu teslim etmiş, bunların açılmasıyla uyuşturucu ele geçirilmiştir. Tarsus 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ticaret suçundan verdiği mahkûmiyeti Adana BAM 16. Ceza Dairesi önce, poşetin duruşmada incelenip içeriğinin dışarıdan anlaşılıp anlaşılmadığının değerlendirilmesi ve gerekirse kendi beyanıyla suçunu ortaya çıkaran sanığa TCK 192/3 uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozmuş; bozma sonrası kurulan yeni hükme yönelik istinaf esastan reddedilince dosya Yargıtay'a gelmiştir.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-490 Esas ve 2025/197 Karar sayılı içtihadı uyarınca BAM, CMK'nın 280/1-(e) ve (f) bentleri gereği yalnızca açık usul ihlallerinde bozma kararı verebilir; poşetin incelenmesi ve etkin pişmanlık değerlendirmesi gibi esasa ilişkin hususlar bozma değil BAM'ın kendisinin CMK 280/2 çerçevesinde gidereceği konulardır. Yetki dışı bozma kararı ve ona dayalı hüküm, CMK'nın 7. maddesi gereği hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: Daire, BAM'ın esasa ilişkin bozma kararı ile bozma üzerine verilen ilk derece hükmünü hükümsüz sayarak, istinaf başvurusunun esastan reddine dair son BAM kararını CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle bozmuş; bozma nedeni tutuklama koşullarını değiştirmediğinden salıverilme talebini reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Bu dosyada savunma için iki kazanım var: usulden bozmayla yargılama BAM aşamasına dönmüştür ve BAM'ın önceki bozma gerekçesindeki tespit -kaba aramada kabarıklığın içeriğini kendi beyanıyla açıklayan sanığa TCK 192/3 etkin pişmanlığın uygulanabileceği- yeni incelemede güçlü bir dayanaktır. Durdurma-kaba arama senaryolarında sanığın maddeyi kendiliğinden teslim edip içeriğini söylemesi, etkin pişmanlık tartışması açan kritik bir olgudur; müdafi bu anın tutanakta nasıl geçtiğini mutlaka irdelemelidir.