İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2026/510 Karar: 2026/2047 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/510 K.2026/2047

10. Ceza Dairesi 2026/510 E. , 2026/2047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2579 E., 2025/1798 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incelem

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2026/510 E. , 2026/2047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2579 E., 2025/1798 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incelem

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2026/510 E. , 2026/2047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2579 E., 2025/1798 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kovuşturmanın genişletilmesi talepleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmeden hüküm kurularak savunma haklarının kısıtlandığına, 2. Mütalaa okunmadan ve savunmaya söz verilmeden karar verildiğine, 3. Gerekçeli kararda müdafiinin savunmalarına hiç yer verilmediğine, 4. Menfaat çatışması içinde olan sanığın diğer sanık aleyhine beyanı dışında tek başına mahkûmiyete esas alınamayacağına, 5. Delillerin aidiyet bağını kurmadan sanığın üzerine atfetmek varsayıma dayalı mahkûmiyet kararı verildiğine, 6. Parmak ve DNA incelemesi yapılmadığına, 7. Arama işleminin usule aykırı yapıldığına, 8. Sanığın üzerinde veya ikametinde ele geçtiği iddia edilen maddelerin satışa sunulduğuna veya başkasına verilmek üzere hazırlandığına dair hiçbir delil olmadığına, 9. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair maddi ve manevi unsurları oluşmadığına, şüpheden uzak kesin delillerle ispat sağlanmadığına, 10. Mahkemenin suç işlemeye eğilimli olumsuz kişilik değerlendirmesi soyut olup hiçbir somut veriye rastlanılmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği, Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalaasına karşı sanık ve müdafiinde mütalaaya karşı diyecekleri sorulduğu, savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık ve müdafii on başlıkta temyiz sebebi ileri sürmüş; kovuşturmanın genişletilmesi talepleri karara bağlanmadan hüküm kurulduğunu, mütalaa okunmadan savunmaya söz verilmediğini, menfaat çatışması içindeki diğer sanığın beyanının tek başına mahkûmiyete esas alınamayacağını, parmak izi ve DNA incelemesi yapılmadığını ve maddelerin satışa sunulduğuna dair delil olmadığını savunmuştur.

Hukuki İlke: Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulmuş olması savunma hakkının kullandırıldığını gösterir; delillerin hukuka uygun elde edildiği ve sübuta ilişkin takdirin dosyayla uyumlu olduğu hâllerde parmak izi-DNA incelemesi yapılmamış olması ya da diğer sanık beyanına dayanılması tek başına bozma nedeni oluşturmaz.

Uygulama Sonucu: Daire, mütalaaya karşı diyeceklerin sorulduğu ve savunma hakkının kısıtlanmadığı tespitiyle, vasıf, sübut, TCK 188/4-a uygulaması ve TCK 62'nin uygulanmamasındaki takdirde isabetsizlik görmeyerek CMK'nın 302/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmü oy birliğiyle onamıştır.

Dava Strateji Notu: Mütalaaya karşı beyanda bulunma fırsatı tutanakta görünüyorsa 'savunmaya söz verilmedi' itirazı çürür; müdafi duruşma tutanaklarının bu kısımlarını temyizden önce dikkatle incelemeli, gerçek bir eksiklik varsa tutanağa itiraz yoluyla kayıt altına aldırmalıdır. Aidiyet bağı ve parmak izi/DNA itirazı, incelemenin sonucu değiştirebileceğine dair somut olasılık ortaya konursa güç kazanır; soyut talep hâlinde reddedilmektedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla