KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12986 E., 2023/13509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/137 E., 2021/105 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Çivril Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/724 E., 2020/213 K.
Karar Metni
1.601 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki davalı Kurumca bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesi ve borç tahakkukuna dair yapılan Kurum işleminin iptali ile kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı Kurum vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; özetle müvekkilinin sakat olduğunu, bu nedenle askerliğini dahi yapamadığını, yine müvekkilinin çalışmakta iken geçirmiş olduğu rahatsızlık nedeniyle %53,5 oranında çalışma gücünü kaybettiğini ilişkin ... Devlet Hastanesi tarafından rapor verildiğini ve bu raporun öbür boyu geçerli olduğunu, müvekkiline özürlü aylığı bağlandığını ancak daha sonra sebepsiz yere kesildiğini ve müvekkiline borç çıkartıldığını,
bu nedenlerle müvekkilinin almakta oludğu özürlü aylığının davalı kurum tarafından 01.12.2012 tarihi itibariyle kesilmesi ve kendisine borç çıkarılması işleminin öncelikle idarenin savunması alınmadan yada savunma süreleri kısıltılarak tedbiren durdurulması ve daha sonra iptali ve hak edildiği halde ödenmeyen özürlü aylığınını her ay için hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine her türlü yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili ise, cevap dilekçesinde; davacıya 01.11.2012 tarihinden itibaren vergi indiriminden aylık bağlandığını, tahsis talep tarihi itibariyle davacı 2. derece sakatlık şartını taşımadığından almakta olduğu yaşlılık aylığı başlangıç tarihi itibariyle durdurulduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın yetki yönünden reddine, davanın esasına girilecekse ihtiyati tedbir talebinin bilahare davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Davacı yanca yapılan başvuru sonucu Vergi Dairesinin zımni reddine karşı ... 1. Vergi Mahkemesinde davacı yanca dava açılmış yargılama sonucunda ret kararı verilmiştir. ... Bölge İdare Mahkemesi kararı sonrası yeniden yapılan inceleme sonucu ... 1. Vergi Mahkemesinin 2019/203 Esas 2019/750 Karar sayılı dosyası ile işlemin iptaline karar verilmiştir. İlgili karar ... Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 2019/1410 Esas 2019/1629 Karar sayılı dosyası ile istinaf başvurusunun reddi ile 25.12.2019 tarihinde kesin olarak karar verilmiştir.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan davacının çalışma gücü kayıp oranının hali hazırda % kaç olduğu, değişiklik var ise, değişiklik tarihi ve aylık kesilme tarihi olan 01.11.2012 tarihinden önce ve sonraki maluliyet oranları hususunda aldırılan rapor incelenmiş ve dosya arasına alınmıştır.29.06.2019 tarihli rapora göre % 47 oranında olduğu tespit edilmiştir.
Maluliyet durumunun tespitine ilişkin SGK kararına karşı yapılan itirazlar Yüksek Sağlık Kurulu'nca karara bağlanır. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu'nun kararı SGK'yı bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından, YSK kararına itiraz edilmesi halinde, inceleme Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi tarafından yapılmalıdır. Bu yönde bir itirazın olmadığı görülmektedir.
Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ve Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik gereğince sakatlık indiriminden yararlanmak isteyen hizmet erbabının yetkili hastanelerden alacağı raporun Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmesi neticesinde çalışma gücü kayıp oranının bu kurul tarafından belirleneceği, Kurulun gerekli görmesi halinde ise bu raporu bir daha incelenmek üzere raporu veren hastaneye iade etme veya hizmet erbabının çalışma gücü kayıp oranlarının tespiti için yetkili başka bir sağlık kuruluna gönderilmesini isteme yetkisi bulunduğu açıktır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... 1. Vergi Mahkemesinin 2019/203 Esas 2019/750 karar sayılı dosyası incelenmesinde; davacıya SGK tarafından davacının engellilik indiriminden yararlanmak için sağlık kontrol muayenesi yaptırmadığı tespit edildiğinden yaşlılık aylığı durdurularak, ödenenen tutarların tahsilinin istendiği, ancak yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile ...
1. Vergi Mahkemesi tarafından kurum işleminin iptaline karar verildiği ve verilen kararın ...
BİM 1. Vergi Dava Dairesinin 2019/1410 Esas 2019/1629 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilerek, kesinleştiği anlaşılmakla, kurum yönünden bağlayıcı olan Yüksek Sağlık Kurulu raporuna itibar edilerek davacının aylığının yasaya aykırı olarak kesildiği, davalı kuruma Denizli 1. İcra Müdürlüğünün 2018/925 sayılı icra takip dosyasında borcu olmadığı tespit edilmiş olup; davacının haksız yere kesilen kesinti nedeniyle ödenmeyen aylara ilişkin yaşlılık aylığının hak ediş tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun paraya yada maddi bir değere ilişkin olduğunu, müvekkili lehine tarifenin üçüncü kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ikinci kısmına göre asliye mahkemelerinde görülen davalar için öngörülen maktu tutara hükmedilmesinin hüküm ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak avukatlık asgari ücret tarifesinin üçünkü kısmına göre belirlenecek nispi vekalet ücretine hükmedilmesinine karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya 23.10.2012 tarihli tahsis talebine istinaden aylık bağlandığını, davacıyla ilgili olarak ...'un Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu kararı ile 28.05.2004-28.05.2005 tarihleri arasında vergi indiriminden yararlanma hakkı bulunduğunu, bu tarihten sonra yararlanmak istemesi durumunda yeniden müracaat etmesinin öngörüldüğünün bildirildiğini, ancak davacının bu belgeye istinaden yaptığı tahsis talebi sonucu kendisine 01.11.2012 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanunun geçici 87/B maddesi gereğince aylık bağlandığını,
bu aylığın 28.05.2005 tarihinden sonra davacının vergi indiriminden yararlanma hakkı bulunmadığı için mevzuata aykırı olduğu tespit edildiğini, davacıya yersiz olarak aylık bağlandığı tespit edildiğinden davacının aylığı durdurulduğunu, davacıya ödenen yersiz ödeme niteliği kazandığından bu miktar davacıdan talep edildiğini, davacı tarafından ödeme yapılmadığından Kurum alacağı davacı aleyhine ilamsız icra takibine konulduğunu, kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı tarafın istinaf başvurusu ücreti vekalet miktarına yöneliktir. Davanın niteliği ve özellikle maktu harç yatırılarak dava açılması karşısında istinaf başvurusu yerinde değildir.
Davalı tarafın istinaf başvurusu yönünden: ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ikinci kısmına göre asliye mahkemelerinde görülen davalar için öngörülen maktu tutara hükmedilmesinin hüküm ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak avukatlık asgari ücret tarifesinin üçünkü kısmına göre belirlenecek nispi vekalet ücretine hükmedilmesinine karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Davalı Kurum vekili ise, davacının bu belgeye istinaden yaptığı tahsis talebi sonucu kendisine 01.11.2012 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanunun geçici 87/B maddesi gereğince aylık bağlandığını, bu aylığın 28.05.2005 tarihinden sonra davacının vergi indiriminden yararlanma hakkı bulunmadığı için mevzuata aykırı olduğu tespit edildiğini, davacıya yersiz olarak aylık bağlandığı tespit edildiğinden davacının aylığı durdurulduğunu, davacıya ödenen yersiz ödeme niteliği kazandığından bu miktar davacıdan talep edildiğini, davacı tarafından ödeme yapılmadığından Kurum alacağı davacı aleyhine ilamsız icra takibine konulduğunu, kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurumca bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesi ve borç tahakkukuna dair yapılan işlemin iptali gerekip gerekmediği hususundadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ile mülga 506 sayılı Kanun'un geçici 87 nci maddesi ile birllikte 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca. "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanunun 297 nci maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık,
şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Eldeki davada ise, davacının davalı kurumca kendisi hakkında yapılan işlem ile aylığın kesilmesine ve borç tahakkukuna dair işlemin iptalini talep ettiği, kurumca dava tarihinden sonra icra takibine geçildiği ve davacının da bu takibe itiraz ettikten sonra takibin durduğu, ne var ki davalı Kurumca bu takip nedeniyle itirazın iptali davasının da açılmadığı hususu dikkate alındığında, davacının talebine uygun şekilde ve icra dosyası hakkında infaza elverişli olacak şekilde bir karar tesis edilmesi gerekiyorken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Taraf vekillerinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 2 nci bendinde yer alan "2-Davacının Denizli 1. İcra Müdürlüğünün 2018/925 sayılı icra takip dosyasında davalı kuruma borcu olmadığının tespitine,.." ibaresinin silinerek hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12986, K. 2023/13509, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama