KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7385 E., 2024/11011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1556 E., 2024/484 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/365 E., 2022/253 K.
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davalı ... ve ortağı ...'nın 06.12.2017 kaza tarihinde ... , ... Mah. ... Sanayi Sitesi Mesnevi Sk.
No:12 Karatay/Konya adresindeki müvekkili şirkete ait iş yerine kameraların yenilenmesi ve kurulumu işini yapmak üzere geldiklerini, müvekkili şirket yetkilisi ile görüştükten sonra iş yerinin çatı kısmına çıktığını, önceden de dava dışı ... kamera kurulumunda görevli olan kişinin zaten çatıda olması ve son durumda çatıda iki kişinin aynı anda bulunması sonucu çatının çöktüğünü, davalı ...'in çatının çökmesi sonucu zemine düşerek yaralandığını, meydana gelen kazanın Kurum raporu ile iş kazası olduğunun tespit edildiğini, müvekkili ile davalı kazalı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını,
davalı kazalının kendi adına bağımsız çalıştığını belirterek meydana gelen olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili; davalı müvekkilinin, davacı iş yerinde geçirmiş olduğu iş kazası sonrasında SGK tarafından tahkikat yapıldığını ve yaşanılan kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, bu kapsamda Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/146 E. sayılı dosyasında 5510 sayılı Kanun'un 13/b maddesi gereği dava açtıklarını, "işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmek olduğu iş nedeniyle" geçirmiş olduğu kazanın da iş kazası olduğunun düzenlendiğini,
davacı tarafın iddia ettiği gibi SGK tarafından yapılan tahkikat sonrası açılan dava müvekkili ile davacı iş yeri arasındaki hizmet akdine dayalı olarak açılmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 13/b maddesi kapsamında açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili; Kurum kayıtları resmi nitelikte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, müvekkili Kurum nezdinde müfettiş raporunda tanzim edilen tespitler nazara alındığında, kazanın iş kazası olmadığının kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile özetle; dosya kapsamında tanıkları dahi dinlenmeden mahkemece ilk duruşmada hızlıca karar verildiğini, davalı kazalı ile müvekkili arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığını, müvekkili şirketin yapı beton işi yapmakta olup davalı kazalının müvekkiline ait iş yerinin kameralarının yenilenmesi ve kurulumu işi için iş yerine geldiğini, kazalının kamera kurulumu ve yenilenmesi işini bağımsız olarak yürüttüğünü, dava konusu kazanın iş kazası olmadığını, bilirkişilerin hatalı değerlendirmede bulunduğunu, müvekkilinin faaliyet konusu dışında kazanın meydana geldiğini,
kazazede tarafından Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tazminat davasında keşif mahalinde kazazedenin kendi insiyatifi ile çatıya çıktığını beyan ettiğini, müvekkilininin herhangi bir emir ve talimatı olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Somut dava, iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7385, K. 2024/11011, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama