Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2015/8478 E. , 2016/6255 K. "İçtihat Metni" ...Müdürlüğünün 24/08/2015 gün ve 2015-17210/55289 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/09/2015 gün ve KYB. 2015/301903 sayılı ihbarnamesi ile; Kamu kurum ve kuruluşların, tüzel kişilerin araç olarak kul
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2015/8478 E. , 2016/6255 K. "İçtihat Metni" ...Müdürlüğünün 24/08/2015 gün ve 2015-17210/55289 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/09/2015 gün ve KYB. 2015/301903 sayılı ihbarnamesi ile; Kamu kurum ve kuruluşların, tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, tefecilik yapmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/02/2015 tarihli ve 2014/32225 soruşturma, 2015/1920 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii... Sulh Ceza Hakimliğinin 17/03/2015 tarihli ve 2015/472 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde: 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun'un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda şüphelinin tefecilik yaptığını duyduğuna dair tanık ...’nun beyanı, tanık olarak beyanı alınan ...’ın paraya ihtiyacı olması nedeniyle müştekiden borç para istediğini, müştekinin kendisinde para olmadığını söylemesi üzerine şüphelinin faizle para verdiğini duyduğunu ve beraber gidip borç isteyelim dediğini, birlikte giderek şüpheliden para istediklerini, şüphelinin % 15 faizle para verebileceğini söylediğini, kendisinin de bir ay sonra ödeyeceğini söylediğini, şüphelinin müşteki senet imzalarsa müştekiye para verebileceğini söylediğini, şüphelinin 2.500 Euro'yu müştekiye verdiğini, karşılığında bir adet 2.500 Euro miktarlı ve bir adet de boş senet imzalattığını, müştekinin parayı kendisine verdiğini, bir ay sonra parayı ödeyemediğini, müştekiye şüpheliden altı ay süre istemesini söylediğini, daha sonra boş senedin icra takibine konulduğunu müştekiden öğrendiğini beyan ederek müştekinin beyanlarını doğruladığı, müştekinin de beyanında 2.500 Euro'luk senedin süresinde ödenmemesi üzerine, önce 3.000 Euro'luk, bu senet de ödenmeyince bu senet yerine şüphelinin kendisine 5.000 Euro'luk senet imzalattığını iddia etmesi karşısında, şüphelinin eyleminin, tefecilik olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunda, mevcut delillerin takdirinin mahkemeye ait olduğunun dikkate alınmaması, ayrıca şüphelinin beyanında senedi kendisinin doldurduğunu kabul etmesi ve müştekiye verdiğini iddia ettiği 31.000,00 TL’yi bankadan kredi çekerek verdiğini beyan etmesine rağmen bu konuda dosyaya kredi evrakı sunmadığı gibi C.Savcılığınca da bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadığı, ayrıca şüphelinin ekonomik durumu, gelir kaynakları ve malvarlığı konusunda da herhangi bir araştırma yapılmadığı da anlaşılmış olmakla, müştekinin itirazının bu nedenlerle kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: Şikâyet, soruşturma evrakı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın konusunun TCK'nun 158/1-d, 204/1 ve 241. maddelerindeki nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve tefecilik suçlarına yönelik bulunmasına, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile 2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 6545 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesine ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı iş bölümü kararına göre; kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 23.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.