Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1118 E. , 2025/4764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5761 E., 2024/4060 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEM
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1118 E. , 2025/4764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5761 E., 2024/4060 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Karşıyaka 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2023/629 Esas, 2024/360 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 158/3, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve 5.981.740,00 TL adli para ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.09.2024 tarihli ve 2024/5761 Esas, 2024/4060 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, kararında sanık ve müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kendisini kamu görevlisi veya banka/sigorta/kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçundan TCK 158/1-l-son ve 158/3 uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve yüksek adli para cezasına mahkum edilen sanık, mahkumiyete yeterli kesin delil bulunmadığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği saptanmış, suç vasfı doğru belirlenmişse; TCK 61/1 kriterleri ve TCK 3/1 orantılılık ilkesi gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılması ve takdiri indirimin uygulanmaması isabetlidir.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: TCK 158/3 nitelikli hali cezayı belirgin biçimde ağırlaştırır; temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılması gerekçelendirilmişse temyizde bozulmaz, savunma orantılılık/gerekçe eksikliğine odaklanmalıdır.