Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1335 E. , 2025/13313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4951 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmas
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1335 E. , 2025/13313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4951 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.05.2023 tarihli ve 2022/296109 Soruşturma, 2023/59009 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/4951 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.07.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 05.03.2025 tarihli ve 2024/10272 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB-2025/33191 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB-2025/33191 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında; Dosya kapsamına göre; müştekinin şikayeti hakkında önceden soruşturma yapıldığı, şüphelinin müştekiye yönelik başkaca bir eylemi olmadığı ve şüphelinin aynı eyleminden dolayı mükerrer soruşturma da yapılamayacağından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; somut olayda şüphelilerin 2016, 2017 ve 2018 yıllarındaki bir takım eylemlerinden dolayı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08/09/2021 tarihli 2020/76948 soruşturma, 2021/38248 esas, 2021/27974 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, Ankara 73. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/806 esasına kayden yapılan yargılama sırasında, şüphelinin rayiç değerlerden çok daha fazla bedeller gösterilmek suretiyle taşınmazlar satın almak suretiyle şirketi zarara uğratmasına yönelik eylemleri hakkında iddianamede anlatım bulunmadığından iddiaların değerlendirilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye nazaran mahkemenin iddianame anlatımında yer almayan bir fiille ilgili olarak hüküm kuramayacağı bu hususun delil toplanarak ya da ek savunma ile giderilemeyeceği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 12.08.2008-12.06.2019 tarihleri arasında şikâyetçi şirketin ortak ve yetkilileri olan şüpheli ... ile talep dışı şüpheli ...'un, bu süreçte şirket aleyhine faaliyetlerde bulunarak şirketi zarara sokmak suretiyle kendi lehlerine menfaat temin ettiklerinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2021 tarihli ve 2020/76948 Soruşturma, 2021/38248 Esas sayılı iddianamesi ile şüpheliler hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, Ankara 73. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2021/806 Esas sırasında devam eden yargılamada, soruşturma aşamasında temin edilen 15.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda yer alan, "...müşteki şirket adına satın alınan taşınmazın alım bedelleri çok yüksek olması karşısında, tespit edilen rayiç değerinin oldukça düşük olduğu, taşınmazın satın alım bedelleri ile soruşturma dosyasında yer alan değerleme raporunda tespit edilen rayiç değerler arasında yaklaşık 17 kat fark bulunduğu, bu durumun ticari teamüllere uygun bir durum olmadığı..." şeklindeki iddialar yönünden kamu davası açılmadığı belirtilmek suretiyle suç duyurusunda bulunulmasına karşın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "...Mahkemece yargılama devam ederken şüpheliler haklarında aynı olayla ilgili olarak suç duyurusunda bulunulmuş ise de, Cumhuriyet Başsavcılığımızca düzenlenen iddianamenin yasal süresi içerisinde iade edilmediği, mahkemenin dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarını ve diğer delilleri takdir yetkisi, yargılama konusu olayla ilgili delil toplama yetkisinin bulunduğu, mahkemece eksiklik olarak belirtilen hususun yerinde tamamlanabileceği dikkate alındığında suç duyurusuna konu eylemin şüphelilerin müştekiye yönelik başka bir eylemi ile ilgili olmayıp, aynı eylemleri ile ilgili olduğu, bu durumda şüphelilerin aynı eylemlerinden dolayı mükerrer soruşturma yapılamayacağı, suç duyurusuna konu olay ve olay taraflarının aynı olduğu göz önüne alınarak Savcılığımızca olaydan dolayı mükerrer soruşturma yapılması olanağı bulunmadığı..." şeklindeki gerekçe ile13.09.2022 tarihli ve 2022/150992 Soruşturma, 2022/123026 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği ve merci Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.11.2022 tarihli ve 2022/1246 Değişik İş sayılı kararıyla şikâyetçi vekilinin itirazının reddedildiği anlaşılmış ise de; bu karara yönelik Adalet Bakanlığının, 09.01.2024 tarihli ve 2022/33875 sayılı kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7821 sayılı Tebliğnamesi üzerine, Dairemizin, 04.11.2024 tarihli ve 2024/1758 Esas, 2024/12671 Karar sayılı kararında yer alan, "...Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Mahkemenin suç duyurusuna konu iddialar yönünden kamu davası açılmadığı anlaşılmakla, bahse konu Ankara 73. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2021/806 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, 15.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen gayrimenkuller ile ilgili araştırma yapılarak rayiç bedellerinin tespit edilmesi, bu anlamda satışlarda muvazaa olup olmadığının ortaya konulması, şüphelilerin bu iddialar yönünden de ifadelerinin alınması, gerekli görülmesi halinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 225 ve 226. maddeleri de göz ardı edilerek, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olduğu..." şeklindeki gerekçe ile kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verildiğinin belirlenmesi karşısında, dosya kapsamına göre, şikâyete konu olayın aynı eyleme ilişkin olduğu ve bu aşamada yeniden soruşturma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla; şüpheli ... hakkında mükerrer soruşturma yapıldığı gerekçesine dayanan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.05.2023 tarihli ve 2022/296109 Soruşturma, 2023/59009 Karar sayılı kararına dair şikâyetçi vekilinin itirazının reddine ilişkin merci Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/4951 Değişik İş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, bu karara yönelik kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmeyerek, istemin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.