İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1930 Karar: 2025/7636 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1930 K.2025/7636

11. Ceza Dairesi 2025/1930 E. , 2025/7636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 14.12.2016 SAYISI : 2014/42 E., 2014/233 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İnfazın durdurulmasına yer olmadığına ilişkin ek karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1930 E. , 2025/7636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 14.12.2016 SAYISI : 2014/42 E., 2014/233 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İnfazın durdurulmasına yer olmadığına ilişkin ek karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1930 E. , 2025/7636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 14.12.2016 SAYISI : 2014/42 E., 2014/233 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İnfazın durdurulmasına yer olmadığına ilişkin ek karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2016 tarihli ve 2014/42 Esas, 2014/233 Karar sayılı ek kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.04.2025 tarihli ve 2024/... sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49367 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dolandırıcılık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair .. .. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/09/2014 tarihli ve 2014/42 esas, 2014/233 sayılı kararının 13/11/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağına dair bir karar verilmesi yönündeki talep üzerine infazın durdurulmasına yer olmadığına ilişkin .... Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2016 tarihli ve 2014/42 esas, 2014/233 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. ....Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2014 tarihli ve 2014/42 Esas, 2014/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 52, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 13.11.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun’un 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır. 3. Cumhuriyet Başsavcılığının, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesini talep etmesi üzerine, .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2016 tarihli ve 2014/42 Esas, 2014/233 Karar sayılı ek kararı ile "...02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı resmi gazatede yayımlarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunda "Usûl Hükümlerinin Derhal Uygulanması İlkesi" nin istisnası oluşturacak bir gecici madde bulunmadığı, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 4. maddesinde "Ceza Mahkumesi Kanunu, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren aşağıdaki maddelerin hükümleri saklı kalmak üzere, kesin hükme bağlanmış olanlar hariç, görülmekte olan bütün soruşturma ve kovuşturmalarda uygulanır" hükmünün yer aldığı, 6763 sayılı Kanuun 34. ve 35. maddelerinde de açıkça "Soruşturma Dosyası" ve "Kovuşturma Dosyası"'ndan bahsedildiği, tüm bu anlatımların dışında ayrık bir durum bulunmadığı gibi ne CMK ne CGİK ne de CMKYUŞHK'nda istisna oluşturucak ve infaz dosyalarına yönelik olacak şekilde geçici bir düzenleme yapılmadığı ve böylelikle bir "Ceza Muhakemesi Hukuku" kurumu olan "Uzlaşma" ya ilişkin yapılan yeni düzenlemenin leh yahut aleyhe sonuç doğurup doğurmayacağına bakılamayacağı anlaşılmakla infazın durdurulmasına yer olmadığına..." karar verilmiştir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 30.10.2007 tarihli ve 2007/4-200 Esas, 2007/219 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; uzlaştırma prosedürünün, devam eden yargılamaların yanında, infazı tamamlanmış olsa bile kesinleşmiş mahkûmiyet kararları yönünden de uygulanabileceği kabul edilmektedir. Zira uzlaştırma kurumu, her ne kadar usul hukukuna ait bir kurum olsa da, uzlaşmanın sağlanması halinde fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından, sonuçları itibarıyla maddi hukuka ilişkin özellikler de taşıdığından karma nitelikte bir kurum olarak kabul edilmektedir. Nitekim 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 nci maddesinin birinci fıkrasındaki, "(1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir." şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşmiş olup infaz aşamasında bulunan hükümlerin uyarlamaya konu edilebileceği açıkça kabul edilmektedir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddelerindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden talebin reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2016 tarihli ve 2014/42 Esas, 2014/233 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Dolandırıcılıktan (TCK 157/1) 1 yıl 3 ay hapis ve adli para cezasına kesinleşmiş mahkumiyet; hükümden sonra suç 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınmış, mahkeme infazın durdurulmasına yer olmadığına dair ek karar vermiş, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Uzlaştırma karma nitelikte bir kurum olup TCK 7/2 uyarınca kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki hükümler bakımından da lehe uygulanır; sonradan uzlaşma kapsamına giren suçta infaz durdurularak dosya CMK 253-254 gereği uzlaştırma bürosuna gönderilmelidir.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozmanın kabulü ile ek kararın bozulması

Dava Strateji Notu: Müvekkilin suçu sonradan uzlaşma kapsamına alındıysa, kesinleşmiş veya infazdaki hüküm için bile TCK 7/2 dayanağıyla uzlaştırma ve infazın durdurulmasını talep edin.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla