İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/2462 Karar: 2025/11374 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2462 K.2025/11374

11. Ceza Dairesi 2025/2462 E. , 2025/11374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1013 E. 2025/947 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜML

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/2462 E. , 2025/11374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1013 E. 2025/947 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜML

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/2462 E. , 2025/11374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1013 E. 2025/947 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... müdafinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunmasından sonra sanığın 15.04.2025 tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2025 tarihli ve 2024/296 Esas, 2025/5 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L, 158/3, 52/2-4, 53 uyarınca 12 yıl hapis ve 24.216.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2025/1013 Esas, 2025/947 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar ... ve ... hakkında en üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün ise hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz isteği; suç işleme kastıyla hareket etmediğine ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/3 maddesi uyarınca ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 3.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden Sanık müdafinin, süresinde temyiz isteminde bulunduktan sonra sanık ...'ın ceza infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği 15.04.2025 tarihli dilekçeyle temyiz hakkından açıkça feragat ettiğini ve cezasının onanmasını talep ettiği anlaşılmakla, her ne kadar sanık 21.07.2025 tarihli dilekçesiyle tekrar temyiz talebinde bulunmuş ise de temyizden vazgeçme iradesinin açıklanmasının ardından temyizden vazgeçmeden vazgeçmenin hukuken mümkün olmadığı belirlenmiştir. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "05.02.2024" yerine "07.02.2024" şeklinde yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili, sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. IV. KARAR A. Sanık ... Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yönünden dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar kendilerini kamu görevlisi veya banka/sigorta/kredi kurumu çalışanı olarak tanıtarak nitelikli dolandırıcılık işlemiş; İstanbul 6. Ağır Ceza iki sanığı 12 yıl hapis ve adli para cezasıyla mahkum etmiş, bir sanığı beraat ettirmiştir.

Hukuki İlke: Sanığın süresinde temyiz ettikten sonra temyizden feragat etmesi halinde, temyizden vazgeçmeden vazgeçmek hukuken mümkün değildir; temel cezanın TCK 61/1 kriterleri ve TCK 3/1 orantılılık ilkesiyle alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi isabetlidir.

Uygulama Sonucu: temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

Dava Strateji Notu: Temyizden feragat geri alınamaz; müvekkille feragat iradesini kesinleştirmeden dilekçe verilmemeli, aksi halde infaz kesinleşir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla