Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5692 E. , 2026/1066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2250 E., 2024/2937 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize ha
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5692 E. , 2026/1066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2250 E., 2024/2937 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2021/654 Esas, 2023/358 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 168/2 ve 52. maddeleri uyarınca 1yıl hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 31.12.2024 tarihli ve 2023/2250 Esas, 2024/2937 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h, 168/2 ve 52. maddeleri uyarınca 1yıl 6 ay hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kazanılmış hak nedeniyle 1 yıl hapis ve 2000 TL adli para cezası olarak cezalandırılmasına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz istemi, suç kastının olmadığına, kendi adına kayıtlı şirket ve numara ile dolandırıcılık yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. B.Değerlendirme Ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Asliye Ceza Mahkemesi sanığı basit dolandırıcılıktan TCK 157/1 ve etkin pişmanlık indirimli olarak 1 yıl hapis ve 2000 TL adli para cezasına mahkum etmiş; Sakarya BAM 8. Ceza Dairesi suçu TCK 158/1-h kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak vasıflandırıp 1 yıl 6 ay hapis belirlemiş ancak kazanılmış hak nedeniyle cezayı 1 yıl hapis ve 2000 TL adli para cezası olarak korumuştur. Sanık, kendi adına kayıtlı şirket ve numarayla dolandırıcılık yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: İstinaf mahkemesi suç vasfını ağırlaştırarak yeniden hüküm kurabilir ancak aleyhe başvuru yoksa kazanılmış hak nedeniyle sonuç ceza önceki miktarı aşamaz; failin kendi adına kayıtlı şirket ve hat kullanması, eylemin kesin verilerle sabit olması karşısında tek başına suç kastını ortadan kaldırmaz.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hüküm onanmıştır; sübuta ve vasıflandırmaya yönelik itirazlar yerinde görülmemiştir.
Dava Strateji Notu: Kimliğini gizlemeden, kendi şirketi ve numarası üzerinden yürütülen işlemlerde dahi mahkumiyet çıkabildiğini bu karar gösteriyor; 'açık kimlikle dolandırıcılık olmaz' savunması tek başına yetmez, sözleşmesel edimin baştan ifa edilme iradesinin bulunduğunu somut belgelerle kanıtlamaya odaklanın.