Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/6005 E. , 2026/1646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/208 E., 2016/139 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hak
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/6005 E. , 2026/1646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/208 E., 2016/139 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Güncel adli sicil kaydına göre Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2002 tarihli ve 2002/135 Esas, 2002/527 Karar sayılı ilâmı ile mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği ve sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ağır Ceza Mahkemesi sanığı bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan mahkum etti; sanık hükmü temyiz etti. Güncel adli sicil kaydına göre sanığın 2002 tarihli kesinleşmiş bir mahkumiyeti nedeniyle mükerrir olduğu halde ilk derece mahkemesi tekerrür hükümlerini uygulamamıştı.
Hukuki İlke: Mükerrir sanık hakkında TCK 58/6 gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı olsa da aleyhe temyiz yoksa bozma nedeni yapılamaz; adli para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntem 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine göre infaz aşamasında belirlenir ve TCK 53'teki hak yoksunluklarına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 2014/140 E. iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun değişikliği de infazda gözetilebileceğinden bunlar bozma gerektirmez.
Uygulama Sonucu: Sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek hüküm Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle onandı; tespit edilen aksaklıklar ya sanık lehine olduğundan ya da infaz aşamasında giderilebildiğinden sonuca etkili sayılmadı.
Dava Strateji Notu: Bu emsal, Yargıtayın hükümdeki her hatayı bozma sebebi yapmadığını gösterir: tekerrürün atlanması gibi sanık lehine eksiklikler aleyhe temyiz yoksa korunur, hak yoksunlukları ve para cezasının infaz usulü ise infaz aşamasına bırakılır; müdafi temyizde bu tür infazda çözülebilir kalemler yerine sübuta ve usule ilişkin gerçek aykırılıklara odaklanmalıdır.