İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2026/210 Karar: 2026/1387 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2026/210 K.2026/1387

11. Ceza Dairesi 2026/210 E. , 2026/1387 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3927 E., 2025/3732 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandır

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2026/210 E. , 2026/1387 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3927 E., 2025/3732 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandır

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2026/210 E. , 2026/1387 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3927 E., 2025/3732 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî iade, kısmî onama UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanık ...'ün, 05.11.2025, 12.11.20 25... .12.2025 tarihli dilekçeleri ile temyizden feragat ettiği anlaşılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2025 tarihli ve 2025/146 Esas, 2025/478 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l-son, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 6 ay hapis ve 500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 23.10.2025 tarihli ve 2025/3927 Esas, 2025/3732 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafi ile katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemleri Sanığın atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi talebi ile sanık ...'ın hesabından para havalesi yapılan Birol Bozkurt isimli kişi yönünden de araştırma yapılması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişiklik ile sanıkların tutuklulukta geçirdikleri sürelerin, 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezalarından mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından sanık ... ve müdafi ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık ... müdafi kanuni süresi içerisinde öne sürdükten sonra, sanığın 05.11.2025, 12.11.2025, 26.12.2025 tarihli dilekçeleri ile temyizden feragat ettiği, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğanmeye uygun olarak oy birliğiyle, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... ve Müdafi ile Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 23.10.2025 tarihli ve 2025/3927 Esas, 2025/3732 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafi ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi, banka veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtma suretiyle dolandırıcılıktan tutuklu sanıkları TCK'nın 158/1-l-son, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 6 ay hapis ve 500.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, bir sanık hakkında ayrıca TCK 58 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmış; İzmir BAM 27. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Katılan vekili üst sınırdan ceza ve para havalesi yapılan üçüncü bir kişi yönünden araştırma talep etmiştir.

Hukuki İlke: Adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğinin kararda belirtilmesi, 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi karşısında infazda yetkiyi kısıtlar; ancak bu husus ile tutuklulukta geçen sürelerin TCK 63 uyarınca mahsubu infaz aşamasında gözetilebileceğinden tek başına bozma gerektirmez. Temyizden feragat hâlinde ise istek şartı ortadan kalktığından CMK 266/1 uyarınca dosya incelenmeksizin iade edilir.

Uygulama Sonucu: Daire, feragat eden sanık yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesine; diğer sanık ve katılan vekilinin temyizleri yönünden eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmadığından CMK 302/1 gereği esastan ret ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verdi.

Dava Strateji Notu: Adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin hatalı ibare ile tutukluluk mahsubu eksikliği Yargıtay'ca bozma değil infazda düzeltilecek husus sayıldığından, müdafi bu tür kayıtları infaz aşamasında infaz hâkimliği nezdinde ileri sürmeli; salt bu gerekçelerle temyiz sonucu değişmez.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla