KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4058 E., 2010/225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2007 tarih ve 2006/191-2007/907 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davacı avukatı Veysel Divanoğlu ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eski hissedarı olan davalının şirkette ortak olduğu sürece sağlık, ihtiyaç nedeniyle şirket kasasından zaman zaman borç para aldığını, davalının şirket kasasından kullandığı tutarın 30.6.2005 tarihi itibariyle 174.600 YTL olduğunu, davalının 16.9.2005 tarihli ihtarname ile şirketteki hissesini üçüncü şahıslara devir ederek şirketten ayrıldığını bildirdiğini, müvekkili tarafından davalıya şirketteki borcunu ödemesi için çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek,174.600 YTL'nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının teklif edilen yemini kabul edip eda etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkeme kararının gerekçesinde davacı şirkete ait ticari defterlerin kapanış tasdikinin bulunmadığı belirtilmiş ise de bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere davacıya ait ticari defterlerin kapanış tasdikinin bulunduğu ancak, borç kaydının mesnedini teşkil edecek hukuki kıymeti olan belge ibraz edilmediğinden davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4058, K. 2010/225, 12 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama