KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4064 E., 2010/279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2007 tarih ve 2003/30-2007/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davacı ve karşı davalı Avukatı ... ile davalı ve karşı davacı Avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uluslar arası hava yolu kargo taşımacılığında acente olarak faaliyette bulunduğunu, taraflar arasında muhtelif tarihlerde Kargo Uçağı Charter Sözleşmesi kapsamında işler yapıldığını, davalının müşterilerine ait malların müvekkili tarafından kiralanan uçaklarla belirlenen yerlere taşıttırıldığını, 14.10.2002 tarihli sözleşme kapsamında yapılan işin gecikmesinden dolayı 17.696 USD olan fatura bedelinin % 10’u olan 1.769 USD kesinti yapılmasının müvekkilince kabul edildiğini, ancak bakiye 10.927 USD’nın davalı tarafından ödenmediğini;
ayrıca 12.11.2002 tarihli sözleşme kapsamında yapılacak taşıma işinin, davalının kargolara ait konşimento ve faturaları müvekkilince haber vermeden ardiye ve yükleme hizmeti veren ...Ground Handling’den alması nedeni ile gerçekleşmediğini, ancak müvekkili şirketin uçağın kiralanması ve getirtilmesi dahil üzerine düşen tüm işlemleri yerine getirip bedele hak kazandığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan iki ayrı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, her iki icra takibinin konusunun farklı olması nedeniyle iki ayrı dava açılması gerektiğini, davacının anlaşma şartlarına uymaması nedeniyle müvekkilinin yurt dışındaki 3. şahsa karşı sorumluluğunu yerine getirme çabasının 46.000 USD’na mal olduğunu, müvekkilinin bu bedeli ödemek zorunda kaldığını, asıl davaya konu icra takibine karşı takas-mahsup yapılarak itiraz edildiğini ve bakiye alacağın tahsili amacıyla müvekkilince başlatılan icra takibine karşı davalının itiraz ettiğini, asıl davaya konu ikinci icra takibinden dolayı da asıl davacının bir alacağı bulunmadığını belirterek,
asıl davanın reddine, kötü niyet tazminatının tahsiline karşı dava ile de, müvekkilince başlatılan icra takibine karşı davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamanı göre, taraflar arasında düzenlenen 14.10.2002 tarihli sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından üstlenilen taşıma işinin gecikmeli olarak yerine getirildiği, gecikme nedeniyle % 10 reklamasyon indirimi konusunda tarafların anlaşmaya vardığı,
peşin ödenen 5.000 USD.’nın mahsubu ile davacının 10.927 USD’ınn tahsili amacı ile 2002/4930 sayılı dosya ile icra takibine giriştiği, davalının takibe itirazında takas-mahsup def’inde bulunması nedeniyle, tüm icra dosyalarındaki ilişkinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen 12.11.2002 tarihli sözleşme kapsamında davacı tarafından üstlenilen taşıma işinin ifası amacı ile davacı tarafından kiralanan uçağın, sözleşmede kararlaştırılan 14.11.2002 tarihinde değil, 15.11.2002 günü sabah 04: 15’ de Atatürk Havalimanı’na indiği,
yüklemeye dair evrakı ...Ground Handling’den olan davalının aynı 15.11.2002 günü MNG Havayollarından kiraladığı ve 46.000 USD ödediği uçak ile yükü taşıttırdığı, BK’nun 106. maddesi uyarınca seçimlik yetkisini kullanmayan, temerrüde düşen davacıya herhangi bir bildirimde bulunmayan davalı-karşı davacının ifa ve gecikme tazminatını talep ettiğini kabul etmek gerektiği, BK’nun 107. maddesindeki mehil tayinine lüzum bulunmayan bir halin varlığı kabul edilse bile, davalı-karşı davacı tarafından davacıya her hangi bir sözleşmeden dönme beyanı yöneltilmediği için taraflar arasındaki sözleşmenin halen yürürlükte olduğu,
davalı-karşı davacının gecikmiş ifa ve gecikme tazminatını talep edebileceği, nitekim 14.10.2002 tarihli ilk sözleşme kapsamında yapılan taşımanın da gecikmeli olarak yapıldığı, ilk taşımada gecikmeli ifayı kabul ederek gecikme nedeniyle (% 10 oranında taşıma bedelinden indirim yapmak suretiyle) zararının tazmin eden davalı-karşı davacının 2. taşımanın gecikmesinde davacıya karşı herhangi bir sözleşmeden dönme iradesi bildirmeden taşımayı 3 şahsa yaptırması nedeniyle 3. kişiye yaptırılan taşıma nedeniyle ödenen bedel farkı ve menfi zararı talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ve karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4064, K. 2010/279, 14 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama