KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11085 E., 2011/10554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2009 tarih ve 2008/176-2009/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20/09/2011 gününde davacı avukatı .... ve....gelip, davalı avukatı yapılan tebligata rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacıvekili,müvekkilinin"NEXTWAVE","NEXTSUN","NEXTKİNG","NEXTWİND","NEXTPOWER","NEXTSTAR","NEXTTİGER","NEXTGOLDMASTER","NEXTDİGİTAL","NEWNEXT","NEXT","NEXTWİND","NEXTKİNG",""NEXTPOWER","NEXTSUN","NEXTTİGER","NEXT&NEXTSTAR SATALLİT SYSTEM","NEXT&NEXTSTAR" ibareli çeşitli ürün ve hizmetleri içeren tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının "NEXGEN+ŞEKİL" ibareli marka tescil başvurusuna tanınmışlık ve markaların iltibas oluşturacağı nedenleri ile yapılan itirazın en son YİDK.tarafından reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının markasının kullanımı ile devrinin önlenmesi ve hükmün ilânına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin başvurusunun konusu olan işaret ile davacının markalarının görsel, sescil, biçimsel ve anlamsal olarak karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzer bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili işlemlerinin usul ve yasaya aykırı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, tescilli markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki görüntüde, okunuşta ve kavramsal yönde bir benzerlik olup olmadığının tespitinde, her iki işaretin ayırt edici ve baskın unsurları göz önüne alınarak, münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle yarattığı izlenimin nazara alınması gerektiği, davacı markalarının gerek anlamsal ve görsel; gerekse sescil ve biçimsel olarak, başvurunun konusu olan “NEXGEN+şekil” ibareli işaret ile aynı olmadığı,
davacının tescilli bu markalarının, “NEXGEN+şekil” ibareli işaretten, her birinde next ibaresi de olsa, farklılığının bir bütün olarak, kapsamlarında yer alan ürünlerin ve hizmetlerin ortalama alıcıları ve yararlanıcıları tarafından görsel ve işitsel olarak hemen ilk bakışta algılanabileceği, başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında NEXT ve benzeri olabilecek NEX kelimesi ortak olsa da; markalarda bulunan NEXT sözcüğü markayı bir bütün olarak tanımlamadığından ve bir bütün olarak işarette de NEX kelimesi mücerret ayırt ediciliği temsil eden bir unsur olmadığından,
next ve nex ibareleri yönünden var olan ortaklığın, başvuru konusu işareti tescilli markaların aynısı veya serisi sayılmasını gerektirmeyeceği, dolayısıyla davalı başvurusunun konusu olan işaret ile davacıya ait markaların konusu olan işaretler arasında esas ve yardımcı(=tamamlayıcı) unsurları, telâffuz, biçim ve anlam itibariyle bir benzerlik bulunmadığı gibi, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin(=toplu intibânın) de farklı bulunması sebebiyle karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede bir yakınlık bulunmadığı,
davalı başvurusunun konusu olan işaretin, davacıya ait tescilli markalara, toplu olarak bıraktığı umumî intibâ itibariyle ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzediğinden ve bu suretle iltibasa sebebiyet vereceğinden söz edilebilmesinin olanaksız bulunduğu; bir markanın mücerret tanınmış olması, aynı veya benzeri işaretin, farklı mallar için tesciline otomatikman engel olamayacağı, davacının 556 sayılı KHK’ nin 8/4. maddesi uyarınca da davalı başvurusunun tescilini engelleme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11085, K. 2011/10554, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama