KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11090 E., 2011/10391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2009 tarih ve 2009/44 - 2009/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.09.2011 gününde davacı vekili Av. .....ve Av...... gelip, davalılar ve avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır aralıksız kullanmak suretiyle ayırt edici nitelik kazandırdığı ve tanınmış hale getirdiği "INSPIRE" markasının adına tescili için yaptığı başvurunun, davalı TPE'nce diğer davalıya ait "INSPIRE" ve "INSPIRE Bosphorus Fashion+Şekil" markalarına dayanarak kısmen reddedildiğini, davalı şirketin tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 17.12.2008 tarih ve 2008/M-5660 sayılı kararının iptalini ve diğer davalı şirket markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, TPE'nin somut uyuşmazlıktaki gibi bir itiraza dayanmayan YİDK kararlarının iptali için açılan davada, redde mesnet alınan marka sahiplerine husumetin yöneltilemeyeceği, redde mesnet markaların YİDK kararının tesisinden sonraki bir tarihte hükümsüz kılınmasının, iptali istenen kararın geçerliliğini etkilemeyeceği, dolayısıyla hükümsüzlük davası ile YİDK kararının iptali davası arasında bir bağlantının olmadığı, tarafların marka olarak kullandığı ibarelerin anlamsal, biçimsel ve esas unsurlar itibariyle benzer bulunduğu,
davacı başvurusunda reddedilen mal ve hizmetlerin ise redde mesnet markalarla aynı türden olduğu, 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesinde 5194 sayılı kararı ile yapılan değişiklikten sonra artık kullanımla ayırt edicilik kazanmış ve tanınmış markaların dahi redde mesnet markayı terkin ettirmeden, kendi markalarının tescilini sağlayamayacağı, dava konusu başvurunun da bu yasa değişikliğinden sonra yapıldığı, dolayısıyla redde mesnet markaların kötüniyetle tescil ettirilip ettirilmediğinin veya
mutlak ve nispi ret nedenlerinin bulunup bulunmadığının bu davada tartışılamayacağı gerekçesiyle davalı TPE YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine, davalı şirket markalarının hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın işbu dosyadan ayrılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
K
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11090, K. 2011/10391, 15 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama