KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12684 E., 2011/5277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/06/2009 tarih ve 2008/454-2009/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hidrolik direksiyon imalatı ile iştigal ettiğini, aynı konuda iştigal eden davalının müşteri çevresine faks çekerek müvekkili ürünlerini kötülediğini, aldığı tasarım tescil ve faydalı model belgeleri ile davalar açıp ihtiyati tedbir kararı aldığını, davalının yarattığı ortam nedeniyle müvekkilinin mal satamaz hale gelip, faaliyetine son verdiğini, davalının tescil belgelerinin hükümsüzlüğü amacıyla açılan davalar neticesinde tescil belgelerinin hükümsüz kılındığını, davalının bu süre içerisinde haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zararı bulunduğunu, haksız rekabet halinde elde edilen menfaatlerin dahi iadesinin mümkün olduğunu ileri sürerek, 30.000.YTL maddi, 10.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkında ihtiyati tedbirlerden sadece birinin müvekkili tarafından uygulandığını, ancak 17 adet hidrolik direksiyonun davacıda bırakıldığını, aldıkları tescil belgelerine göre haklarını kullanmış olduklarını, bundan dolayı davacının zararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının davacı aleyhine aldığı ihtiyati tedbir kararıyla, 17 adet hidrolik direksiyonun davacıda bırakıldığı, davalının açtığı davanın konusu kalmadığından reddedildiği, ihtiyati tedbirin alındığı tarih ile kaldırıldığı tarih arasında maddi zarar oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 6.733 TL'nın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat yönünden, hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12684, K. 2011/5277, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama