KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1489 E., 2010/7922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.07.2008 tarih ve 2008/129 - 2008426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı (karşı davalı) vekili, davalı şahısların ve müvekkilinin davalı şirketin 1/3 Oranında paydaşı olduklarını, müvekkilinin şirketin kötü yönetilmesinden ve diğer sebeplerden dolayı ortaklık payını devretmek istediği, şirket ortaklığının sağlıklı bir şekilde sürdürülme imkânının kalmadığını ileri sürerek, müvekkilinin TTK'nun 551/2. maddesi uyarınca muhik sebep nedeniyle ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini, mümkün olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalılar (karşı davacılar) vekili, müvekkillerinden davalı şirketin ve ...’nin ikametgâhının Üsküdar, ...’nun da Ümraniye’de olması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddini istemiş, davacının müvekkili diğer ortaklara sermaye payına karşılık borçlandığını ileri sürerek, şimdilik 4.000 €’nun tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin ve ...’nin ikametgâhının Üsküdar, ...’nun da Ümraniye’de olduğu, davalı şirket ile hissedarları arasındaki yetkinin kamu düzenine ilişkini olup, ilk itiraz olarak ileri sürülmese dahi mahkemece de re’sen göz önüne alınabileceği, HUMK'nun 17/2. madde gereğince bu tür davaların şirketin ikametgahı mahkemesinde görüleceği, diğer davalıların da ikametgahının Ankara olmadığı gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar (karşı davacılar) vekili temyiz etmiştir.
Dava ve karşı dava şirket ile ortağı arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanmakta olup, kamu düzenine ilişkin yetki kuralı söz konusudur.
Davalı (karşı davacı) vekili, HUMK'nun 17. madde gereğince yetki itirazında bulunmuş ve aynı dilekçe ile hukuki yararı olduğundan karşı dava açmıştır. Mahkemece karşı dava dilekçesinin de yetki yönünden reddine karar verilmesi nedeniyle davalı (karşı davacı) aleyhine ücreti vekalete hükmedilmemesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak ücreti vekalete hükmolunması doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca bu yönden davalı (karşı davacı) yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1489, K. 2010/7922, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama