KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/15017 E., 2011/7526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 tarih ve 2007/436-2009/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “Pierre Cardin”, “Pierre”, “Cardin” ibareli markaların 18, 24 ve 25. sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, “Pierre Cardin” markasının aynı zamanda tanınmış marka olduğunu, davalı ...’un “Escardin” ibareli markanın 24. ve 26. sınıflarda adına tescili için diğer davalı kuruma başvuru yaptığını, söz konusu ibarenin müvekkiline ait markalara benzediği gerekçesiyle davalı kuruma yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddedildiğini,
oysa müvekkiline ait tanınmış “Pierre Cardin” markası ve yine müvekkiline ait “Cardin” markası ile davalının tescil ettirdiği marka arasında görsel ve fonetik bakımdan belirgin bir benzerlik olduğunu ileri sürerek, YİDK’nun 2007-M-5719 sayılı kararının iptaline, 2005/29840 nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkilinin TPE ve WİPO nezdinde tescilli “Escardin” ibareli markalarının olduğunu, müvekkilinin uzun süredir ticari faaliyetlerde bulunduğunu, haksız menfaat elde etme ve kötüniyet iddialarının müvekkili açısından söz konusu olamayacağını, itiraza dayanak marka ile müvekkiline ait marka arasında iltibasa yol açabilecek derecede benzerlik olmadığını, markaları bir bütün olarak değerlendirmek gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarındaki “Pierre” ve “Cardin” ibarelerinin bu markaların esaslı unsurunu oluşturdukları, davacı markalarının esaslı unsurunun bir kısmını oluşturan “Cardin” kelimesinin davalının başvurusunda da yer aldığı, görsel açıdan markaların birbirinden ayırt edilecek seviyede bir farklılığa sahip oldukları, söz konusu ibarenin Türk tüketicisi açısından herhangi bir anlam ifade etmediği, sescil açıdan bakıldığında ise davalı başvurusunda “Cardin” ibaresinin olduğu gibi yer aldığı, herhangi bir ses kaymasına ve farklılaşmasına uğramadığı,
bilinmeyen ve hiçbir anlam ifade etmeyen “Escardin” ibaresiyle karşılaşan tüketicinin zihninde “Cardin” ibaresinin öne çıkacağı ve davacı markaları ile bir bağlantı kurulması ya da ürünleri üreten firmalar arasında idari/ekonomik anlamda bağlantı olduğu düşüncesinin oluşması tehlikesinin doğacağı, davalı taraf “ESKAR” ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığını ve bu ibareden markanın oluşturulduğunu savunmuş ise de, “K” harfinin “C” harfine dönüştürülmesinin ve “DİN” hecesinin eklenmesinin haklı bir gerekçesinin olmadığı, davalı markası kapsamında kalan emtianın giyim sektörü ile yakından bağlantılı olduğu,
bu nedenle davacı markaları ile ilişkili mal olduklarının düşünüldüğü, ayrıca davacı markasının
tanınmış marka olduğu, bu durumda KHK’nun 8/1-b ve 8/4 maddelerinin davalının tescil başvurusuna konu ibarenin tesciline engel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 02.10.2007 gün 2007-M-5719 sayılı kararının iptaline, davalı ... adına tescilli 19.07.2005 tarih, 2005/29840 sayılı markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/15017, K. 2011/7526, 21 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama