KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1596 E., 2010/7452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2008 tarih ve 2007/240 - 2008/546 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Şirinevler Şubesi mudisi olan müvekkilinin işyerinin bulunduğu iş merkezinin tüm telefon kablolarının 19.01.2005 tarihinde kimliği belirsiz kişilerce kesildiğini, telefon ve internet bağlantılarının devre dışı bırakıldığını, durumun normal arıza sanıldığını, görevlilere haber verildiğini, durumun sonradan anlaşıldığını, arızanın ise geç saatte giderildiğini, aynı gün saat 18.00 sularında müvekkili ortağı ve şirket muhasebecisinin internet yoluyla hesaba girmek istediğini, ancak başarılı olmadığını, durumun davalı genel müdürlüğüne bildirildiğini,
mesai sonu ve takip eden günlerin Kurban Bayramı olması dolayısıyla 24.01.2005 tarihinde bilgi verileceğinin söylendiğini, 20.01.2005 günü yine hesaba girişin denendiğini, başarılı olunmadığını, durumun 444 25 25 numaralı telefondan sorulduğunu, aynı yanıtı aldığını, 21.01.2005 günü nöbetçi şubeye ulaşıldığını, 19.01.2005 günü saat 11.00’de hesaba girilerek kimliği belirsiz kişilerce işlemler yapılmak suretiyle paranın başka hesaplara havale edildiğinin ortaya çıktığını, davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 28.675.80 YTL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, internet bankacılığı ile ilgili davacıya gerekli uyarıların yapıldığını, müvekkilinin tüm tedbirleri aldığını, zararın oluşmasına kendisinin neden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait şifre ve diğer bilgilerin özenli korunmadığı için kötü niyetli üçüncü kişiler eline geçtiği, ancak kimlik doğrulamasını teyit eden tek kullanımlık şifre ve mobil şifre gibi uygulamaların davalı sisteminde olmadığı, ek tedbirler almadığı, davacıyı yeterli şekilde uyarmadığı, tarafların eşit oranda kusurlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.337.90 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1596, K. 2010/7452, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama