KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1801 E., 2010/7850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.01.2008 tarih ve 2007/910-2008/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mal taşıma işiyle uğraştığından davalı nezdinde “Yurtiçi Mal Taşımacılığı Sorumluluk Sigortası”nın mevcut olduğunu, müvekkilinin taşımasını üstlendiği malların aracın park halinde bulunduğu bir sırada çalındığını, müvekkili tarafından taşınması üstlenilen mal bedellerinin müşterilerine ödenerek tüm zararlarının tazmin edilmesine rağmen davalının ödemede bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.000.000 TL’nin davalıdan 28.03.2004 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiş, ıslah ile de davalıdan 12.155 YTL’nin daha aynı tarihten itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlık olayının taşıma yapılan aracın emniyetli ve daimi gözetim altında bulunan kontrollü bir alana park edilmemiş olduğu sırada meydana gelmesi nedeniyle hasar talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını, ayrıca araç sürücüsünün taşıma güzergahının dışına çıkmak suretiyle bu olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini ve aracı park ederken de hiçbir özen göstermediğini, ağır kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1801, K. 2010/7850, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama