KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2101 E., 2010/7172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2008 tarih ve 2008/149 - 2008/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığının 02.06.1998 tarihinde son bulmasına karşın ödemelerinin geri verilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000,00 TL'nın 02.06.2001 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, usulsüz tebligat yapıldığından bahisle yasal süreden sonra verdiği cevap dilekçesinde, Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, esasen davacının müvekkil kooperatifin ortağı olmadığını, davacı tarafından yapılan ve iadeye esas bir ödemenin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi nde öngörülen zamanaşımı süresinden sonra açıldığı yolundaki zamanaşımı def'inin yerinde olduğu sonucuna varılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çıkma payının tahsiline ilişkin olup, 1163 sayılı Yasa'nın 17. maddesine göre ise ortağın ayrılma payı ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.
Bu itibarla, mahkemece öncelikle davalı kooperatif anasözleşmesi celbedilerek anasözleşmenin ayrılma payı ile ilgili olarak ne gibi hükümler taşıdığı, 1998 yılı bilançosunun hangi tarihte onaylandığı kooperatifçe aynı madde kapsamında alınmış bir erteleme kararı bulunup bulunmadığı ve bu suretle alacağın hangi tarihte muaccel olduğu belirlenerek, davalı tarafın zamanaşımı def'i buna göre değerlendirmek gerekirken, zamanaşımı başlangıcının ihraç kararının kesinleşme tarihi olarak kabul ederek yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2101, K. 2010/7172, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama