KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2117 E., 2010/7194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Keşan Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Keşan Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2008 tarih ve 2008/65-2008/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin bir üst birliğe üye olmasından dolayı anasözleşmesinde yer alan yıllık bilanço kârının %7’sini üst birlik olan müvekkiline ödememesinden dolayı başlatılan icra takibine davalı tarafın borca haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, duran takip üzerine borçlunun itirazının iptalini, alacağın faizleriyle birlikte tahsilini ve %40 icra inkâr tazminatının davalıya ödetilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, hesaplanan faizin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini ve davacıya %40 kötüniyet tazminatının yükletilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, kooperatif anasözleşmesi ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı kooperatif anasözleşmesinin 44-e maddesine göre kooperatifin bir üst birliğe üye olması halinde %7 fon payı ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davacının alacağının faiziyle birlikte 22.490,17 TL olarak davalıdan tahsiline olanak verecek biçimde duran takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıya ödetilmesinde karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, takibin alacakların muaccel olmasından itibaren BK md. 126’da öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış bulunmasına, dava konusu edilen alacağın davacı üst birliğin genel kurullarınca karara bağlanan likit nitelikte bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece takipte istenilen alacakların sadece ana paradan ibaret olan bölümüne takip tarihinden sonra temerrüt faizi yürütülmesine imkan verecek şekilde karar verilmesi gerekirken BK 104 son maddesine aykırı olarak temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmesine imkan verecek şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermesi gerekmiş ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2117, K. 2010/7194, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama