KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2328 E., 2010/8436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asiye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2008 tarih ve 2007/231-2008/689 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasfiye ve terkin edilen ...Yat A.Ş.’de işçi olarak çalışırken İş Kanunu’nun evlenen kadınlara tanıdığı olanaktan yararlanarak iş akdini feshettiğini, anılan şirketin müvekkiline bakiye ücret alacağını ve kıdem tazminatını ödemediğini, bunun üzerine icra takibine geçildiğini, takibe itiraz edilmesi nedeniyle de itirazın iptali davası açıldığını, dava sonucu itirazın iptaline karar verildiğini, davalının anılan şirketin yöneticisi ve tasfiye memuru olup, müvekkilinin yaptığı takip ve açtığı davadan haberdar olmasına rağmen davanın sonucunu beklemeden ...Yat A.Ş.’ni tasfiye ettiğini,
bu suretle müvekkilinin zarara uğradığını, davalının TTK’nun 224 ve 445 nci maddeleri uyarınca müvekkilinin şirketten olan alacağından şahsi olarak sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 12.603,00 YTL’nin faiz, icra giderleri ve mahkeme masrafları ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, tasfiye edilen şirketin herhangi bir aktifinin bulunmadığını, bu nedenle tasfiye sırasında alacağının kaydedilmiş olması halinde bile davacıya bir ödeme yapılamayacağını, davacının önce şirketin ihyasını istemesi gerektiğini, davanın yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tasfiyenin tamamlanmasında kusursuz olduğunu ispatlayamadığı gibi usulüne uygun işlemler yaparak şirketin tasfiyesini de sağlayamadığı, bu durumda davacının isteminden feragat ettiği kısım nazara alınmak suretiyle ilama bağlı alacağından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının tasfiye edilerek sicilden terkin edilen ...Yat A.Ş.’nin tasfiye memuru olup, tasfiyeden önceki dönemde de anılan şirketi münferiden temsile yetkili yöneticisi olduğu,
davalının şirketin tasfiyeye girmeden önceki 2003 yılı bilançosunda görünen aktif değerleri şirketin borçlarını ödemek için usulünce tükettiğini, satarak paraya çevirdiğini ve şirketin borçları için kullandığını, şirketin tasfiyesini usulüne uygun şekilde gerçekleştirdiğini kayıt ve belgelere dayalı olarak ispatlayamadığı, şirketin duran varlıklarının nasıl değerlendirilmiş olduğunun defter kayıtlarından da tespit edilememiş bulunduğu anlaşıldığından davalının TTK’nun 224 ncü maddesi uyarınca sorumluluğuna karar verilmiş olması doğru olup, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2328, K. 2010/8436, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama