KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2487 E., 2010/8114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Bursa Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/86-2008/528 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait TSE markasının davalı şirket tarafından müvekkili ile bu konuda akdedilmiş bir sözleşme olmaksızın kullanıldığı hususunun yaptırılan tespit işlemi ile belirlenmiş olduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait marka hakkına tecavüzün men’i ile şimdilik 9.805,80 YTL tazminatın ve tespit giderlerinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının fiyat listesi, fatura, sevk irsaliyesi, kartvizit ve zarfları üzerinde davacının garanti markası niteliğindeki TSE marka ve logosunu davacı ile herhangi bir sözleşme akdetmeyerek kullandığı, bu suretle davalının davacının marka hakkına tecavüz ettiği, davacının 14.08.2007 tespit tarihi itibariyle geçerli bulunan Ürün Belgelendirme Yönergesi’nin 9.7.1 ve 9.7.2 nci maddeleri gereğince hesaplanan 5.946,54 YTL ve KDV’sini maddi tazminat olarak talep edebileceği sonucuna varılarak,
davalının davacıya ait TSE markasına yönelik tecavüzünün men’ine, TSE belgeli olarak piyasaya sürdüğü ve işyerinde bulundurduğu ürünler ile reklam, broşür, çıkartma ve katalogların toplatılmasına, davacının maddi tazminat isteminin ise anılan miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı Kuruma ait markanın davalı tarafından haksız olarak kullanılması nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini ile markaya tecavüzün önlenmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davacının istemleri haklı görülerek markaya tecavüzün men’i ile tazminata karar verilmiştir. Davacı taraf ayrı davalara konu olabilecek markaya tecavüzün men’i ile tazminat istemlerini tek bir davada istemiş olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denilmektedir.
O halde mahkemece, davacının kabul edilen markaya tecavüzün men’i ile maddi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek bir vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2487, K. 2010/8114, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama