KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4125 E., 2010/10429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2007/57 - 2008/667 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi bulunmadığı halde davalının müvekkili şirkete ait markalı tüpleri işyerinde sattığını, boş tüpleri bayiliğini yaptığı şirketin dolu tüpleri ile değiştirdiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, men’ini, 3.000,00 YTL maddi, 6.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Aygaz bayisi olduğunu, davacı firma tüplerinin dolumu, satımı ve boş tüplerin değiştirilmesi durumunun söz konusu olmadığını, davacıya ait tüplerin emanet makbuzu karşılığı ileride tekrar geri alınmak üzere emaneten alındığını, haksız rekabet oluşmadığını, maddi ve manevi tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, bayi olmayan davalının davacı şirkete ait şirket logosunu taşıyan boş tüpleri iş yerinde bulundurduğu, bu eyleminin haksız bir rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, 2.731,15 YTL maddi, 2.500,00 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin (2) nolu, taraf vekillerinin (3) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2)Ancak, davacı bilirkişi raporuna itirazında mahrum kalınan kâr hesabında %40 gider indirimi uygulanmasının fahiş olduğunu ileri sürdüğü halde mahkemece özel bilgiyi gerektiren bu hususta bilirkişiden ek rapor alınmadığı gibi bu hususa mahkeme gerekçesinde yer verilmemesi doğru olmamış, kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.
3) Davada haksız rekabete dayalı olarak hem maddi hem de manevi tazminat talebinde bulunulduğuna ve mahkemece de bu tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine göre her iki tarafa da her iki tazminat bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken tek vekalet ücreti verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4125, K. 2010/10429, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama