KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4906 E., 2010/11052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.02.2009 tarih ve 2008/92 - 2009/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kıyafet ve aksesuarlar konusunda üretim yapan bir İsveç şirketi olduğunu, B.B markasının tescili için Türk Patent Enstitüsüne yapılan başvurunun aynı markanın 25 emtia sınıfında tescilli olduğu gerekçesiyle reddedildiğini ancak davalıya ait markanın kullanılmadığını ileri sürerek, davalıya ait BB + şekil markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait markanın, 26.06.1995 tarihinde tescil edilmesine rağmen davalı tarafından 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesinde öngörülen şekil ve süre içinde kullanıldığının kanıtlamadığı gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne ve kararın Türkiye genelinde yayınlana bir gazetede ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 14 ve 42. maddeleri gereğince davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve kararın Türkiye genelinde yayınlanan bir gazetede ilanına karar verildiği, buna karşın adı geçen kanun hükmünde kararnamenin, markaların hükümsüzlüğünü ve bunun sonuçlarını düzenleyen 42 ve devamı maddelerinde hükümsüzlüğe ilişkin mahkeme kararının ilanını öngören bir düzenleme yer almadığından, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4906, K. 2010/11052, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama