KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5252 E., 2010/11386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2001/217-2008/645 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin toplam 299 ortağı bulunduğunu, bu ortaklardan 232 ortağın Kartal Cevizli'deki arsada yapılacak konutları, 66 ortağın ise Sarıyer'deki arsada yapılacak konutları tercih ettiğini, kooperatifin Cevizli arsasına yapılacak konutları 1990 yılında 232 ortağa teslim ettiğini, bu tarihte henüz Sarıyer arsasının imar uygulaması yapılmadığından inşaata başlanamadığını, 1991 yılında bu sorunun ortadan kalktığını, imar uygulama krokisi de eklenerek arsaya 70-80 konut yapılabileceğinin 1993 tarihinde ortaklara bildirildiğini,
ancak aradan geçen 9 yıla rağmen 66 ortak için konut yapıp teslim borcunun yerine getirilmediğini, eşitlik ilkesinin çiğnendiğini, 232 ortağın 1990 yılından bu yana ya ikamet etmek ya da kiralamak suretiyle konutlarından yararlandığı halde 66 ortağın bu haklardan yoksun bırakıldığını ileri sürerek, 1996 ila 2000 yılları arası yoksun kaldığı kira geliri toplamı 6.655.000.000TL'nın her yıla ait kira geliri için sonraki yılın ilk gününden itibaren, ayrıca tüm alacağa da dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Sarıyer konutlarının yapılamamasının bu güne kadar kesinleşmiş bir imar uygulamasının bulunmamasından kaynaklandığını ve bu nedenle genel kurullarda inşaat yapılmasına ilişkin karar alınmadığını, davacının hiç bir katkı yapmadığı Cevizli konutlarını emsal göstererek tazminat talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Sarıyer arsasına konut yapılamamasının imar planlarının kesinleşmemesi ve inşaat izninin alınmamasından kaynaklandığı, imar ruhsat izni ile ilgili gecikmelerin kooperatif yönetiminden kaynaklandığının dosyadaki belgelerden anlaşılamadığı, Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesinden mutlak eşitliği anlamamak gerektiği, aynı koşullara sahip ortaklar arasındaki nispi eşitliğin anlaşılması gerektiği ve nispi eşitliğin kabulünün hakkaniyete uygun olacağı, Sarıyer arsasında konut sahibi olacak ortaklardan hiçbirine konut teslim edilmediği,
tercihini Sarıyer arsasından yana kullanan ortaklar arasında eşitlik ilkesinin korunduğu, davacının Cevizli’de konut sahibi ortaklar ile aralarında eşitlik sağlanması ve kira bedellerinin tazminini talep etmesinin nispi eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5252, K. 2010/11386, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama